Yazılı Makaleler
Yazılı
BİZ OLABİLMEK
BİZ OLABİLMEK İslam tarihini irdeleyerek Hz. Osman’ın halifeliği ile çatırdamaya başlayan ve nihayet Kerbela ile zirveye çıkan “taraf olm...
Yazılı
BİRİCİKLİĞİMİZ
BİRİCİKLİĞİMİZ Gerek ilahi beyan ve gerekse de ilahi beyanın göğsünden hikmet emen kadim öğretilerimiz bize yaratmanın tek ve biricik old...
Yazılı
BİR GÜN MÜ, HER GÜN MÜ?
BİR GÜN MÜ, HER GÜN MÜ? Kitabullah’ın “kayyum” sıfatının farkındalığını yakalayan insan temizlenmiş ve dirilmiş olarak hayatı yeniden sol...
Yazılı
BİR DE BU GÖZLE BAKIN
BİR DE BU GÖZLE BAKIN Kur’an’a bir de bu gözle bakın, çok yakınınıza geldiğini görecek ve büyük zevk alacaksınız. Kur’an’da imgeler, simg...
Yazılı
BİLMİYORUM HANGİSİ DAHA AĞIR!
BİLMİYORUM HANGİSİ DAHA AĞIR! Öyle bir haldeyiz ki; namaz var, oruç var, hac var, umre var, zikir var, ama hak yok, hukuk yok, şefkat yok...
Yazılı
BİLMEK, GÖRMEK VE OLMAK
BİLMEK, GÖRMEK VE OLMAK Afrikalı köleleri, Arabistan çöllerindeki isimsiz yalın ayaklıları, azgın bir kabile olan Gıfar’dan Ebuzer’i, İra...
Yazılı
BİLİYORSAN OLMANIN DERDİNE DÜŞ
BİLİYORSAN OLMANIN DERDİNE DÜŞ Şeytan insanla ilk karşılaşmasında günahkâr olmuş, suçu nefsinden değil Allah’tan bilerek “beni sen azdırd...
Yazılı
BEŞ YILDIZLI DİNDARLIĞIMIZ
BEŞ YILDIZLI DİNDARLIĞIMIZ İslami davet ve zihin, bilgi ister, evrensel bakış ister, bağımsız düşünme yeteneği ister ve en önemlisi de bi...
Yazılı
BEN BUNUN NERESİNİ DÜZELTEYİM?
BEN BUNUN NERESİNİ DÜZELTEYİM? Bir elin parmaklarını geçmeseler de oturduğu koltuğa üslubunu, şahsiyetini, rengini veren, yöneticiliği hü...
Yazılı
BEDELİNİ ÖDEDİNİZ Mİ?
BEDELİNİ ÖDEDİNİZ Mİ? Neyi imanımıza şahit kılıyoruz?Canımızı? Malımızı? Kanımızı? Servetimizi? Makamımızı? Şan ve şöhretimizi? Dünya sev...
Yazılı
BAŞKASININ KUSURU BİZİM GÜNAHIMIZI ÖRTER Mİ?
BAŞKASININ KUSURU BİZİM GÜNAHIMIZI ÖRTER Mİ? Gelişmek için, güçlenmek için, daha aydınlık bir yarın için; Rabbin rızasına mazhar olmak iç...
Yazılı
BAKIN DAĞLAR NASIL OTURUYOR
BAKIN DAĞLAR NASIL OTURUYOR Gökler, yer ve dağlar öyle bir teklifle karşılaşmışlar ki “mal, para, servet” veya “görev” onları korkutmuş, ...