GALİBA YANLIŞ ANLADIK - 1.CİLT

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Okur Kapısı Eser MerkeziLansman Armağanı
Bu eseri alın; 30 gün boyunca dünyasının kapısı da size açılsın.

Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt adlı eseri satın alan her okura, yalnızca bu esere ait Okur Kapısı Eser Merkezi erişimi 30 günlüğüne lansman armağanı olarak tanımlanır.

Okur Kapısı erişimi lansman armağanıdır.
Fizikî Eser

Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt

392 sayfalık basılı eser

  • Karton kapaklı tek cilt
  • Güvenli paketleme
  • Belirttiğiniz adrese teslim
Okur Kapısı

Eser Merkezi Erişimi

30gün
  • Eserin dijital okuma nüshası
  • Sesli müzakere
  • İlgili eser merkezine erişim

Okur Kapısı erişimi, yalnızca Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt Eser Merkezi için tanımlandığı tarihten itibaren 30 gün geçerlidir.

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu

Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt

Söylemde büyüyen fakat hayatta eksilen hakikate dair derin bir muhasebe
392 SayfaKarton Kapak1. Cilt
İyiliğe Açılan Sayfa

Bu eserlerin satışından doğan imkân, yurdun farklı şehirlerinde gerçekleştirdiğimiz okul buluşmalarında, okul yönetimlerinin rehberliğinde belirlenen kız öğrencilerin okuma serüvenine omuz olmakta; aynı zamanda okul kütüphanelerine ücretsiz kitap setleri ulaştırılarak daha geniş bir iyiliğe kapı aralamaktadır. Bu çalışmalara ilişkin belge ve bilgilere sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.

Eserin Kalbine Açılan Sesli Bir Müzakere

Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt Üzerine Sesli Bir Değerlendirme

Bazı eserler yalnızca okunmak için değil, insanın inandığını söylediği hakikatin hayatında ne kadar karşılık bulduğunu görebilmesi için de vardır. Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt, surete saplanmış dindarlığın, sözü çoğaltırken davranışı ihmal eden inanç dilinin ve kalbi ihmal ederek kabuğu kutsayan zihin yapısının karşısına sahici, sarsıcı ve hesap sorucu bir vicdan aynası koyan derin bir muhasebe metnidir.

Bu sesli içerik, Galiba Yanlış Anladık 1. Cilt adlı eserin ana fikirleri, iç sancısı ve düşünce omurgası esas alınarak yapay zekâ destekli iki sesli sohbet formatında hazırlanmıştır. Kitabın yerini almak için değil; okuru eserin atmosferine yaklaştırmak, satırların ardındaki temel meseleyi daha derinden hissettirmek ve okumaya başlamadan önce zihinde sahici bir kapı aralamak için sunulmuştur.

Hakikatin Ruhunu Yeniden Duymak

Galiba Yanlış Anladık, yalnızca din, ahlâk, ibadet ve toplumsal hayat üzerine kaleme alınmış denemelerden oluşan bir eser değildir; o, çağın hızına, gösterisine, yüzeyselliğine, ezberine ve alışkanlıklarına kapılarak hakikatin ruhunu elinden kaçırmış insanın, yeniden özü ile yüzleşmesini amaçlayan derin bir vicdan ve muhasebe kitabıdır.

Bu eser, görünene takılıp kalmış bir dindarlığın, surete saplanmış bir ahlâk anlayışının, sözü çoğaltırken davranışı ihmal eden bir inanç dilinin ve kalbi ihmal ederek kabuğu kutsayan bir zihin yapısının karşısına, daha sahici, daha sarsıcı ve daha hesap sorucu bir teklif ile çıkmaktadır. Bu yüzden Galiba Yanlış Anladık, okuruna yalnızca bir fikir sunmaz; onun elinden tutup kendi kalbinin, kendi çelişkilerinin, kendi ihmallerinin ve kendi suskunluklarının önüne getirir.

Galiba biz, dine dair en hayati meseleleri söylemde büyütürken, hayatta eksilttik.

İnanç ile Hayat Arasındaki Mesafe

Kitabın daha ilk sayfalarında hissedilen temel gerilim, insanın “inanıyorum” dediği şey ile yaşadığı hayat arasındaki mesafenin giderek büyümüş olmasıdır. Her şeyin hızlandığı, tüketimin arttığı, düşünmenin lüks, akletmenin zaman kaybı, derinleşmenin ise gereksiz görüldüğü bir çağda insan, aynı kitabın, aynı dilin ve aynı inanç coğrafyasının çocuğu olduğu hâlde birbirini anlamak yerine birbirine duvarlar örmektedir.

Kalbini büyütmek yerine önyargılarını tahkim eden, dinlermiş, anlarmış ve duyarmış gibi yaşayarak kendisini hakikatin merkezinde sanırken ondan her geçen gün biraz daha uzaklaşan insanın bu ağır körlüğü, eserin ana meselesidir. İşte Galiba Yanlış Anladık, tam da bu uzaklaşmanın adını koymak, insanı alışılmış körlüğün içinden sarsarak çıkarmak ve onu yeniden özle, sîretle, mana ile ve vicdanla buluşturmak için kaleme alınmış güçlü bir metindir.

Dini Savunurken Ruhunu Boşaltmak

Eserin en dikkat çekici taraflarından biri, meseleyi yalnızca dış dünyadaki bozulmaya bağlamamasıdır. Çünkü burada asıl sorun, dinin düşmanları kadar, onu savunduğunu söyleyip ruhunu boşaltanların, ibadeti sürdürüp merhameti terk edenlerin, camiyi büyütüp insanı küçültenlerin, kutsalları dilde çoğaltıp hayatta eksiltenlerin ve iyiliği konuşup kötülüğün yükünü taşımaya yanaşmayanların da ciddi bir sorguya çağrılmasıdır.

Bu bakımdan kitap, inanç iddiasının yalnızca ritüellerle değil, yoksulun karnı, yetimin yüreği, komşunun hâli, mazlumun payı, kadının onuru, çocuğun geleceği ve toplumun vicdanı üzerinden sınanması gerektiğini ısrarla hatırlatmaktadır. Dolayısıyla Galiba Yanlış Anladık, dindarlığı süslü kavramlarla değil, insana hayat verip vermediğiyle tartan sert ve sahici bir metindir.

İbadetlerimiz Kime Hayat Veriyor?

Kitabın bölüm başlıkları bile onun neyi hedeflediğini açık biçimde göstermektedir. İbadetlerimiz Kime Hayat Veriyor?, Hayata Kıldırılan Namaz, Oku, Anla, Yaşa ve Taşı, Beş Yıldızlı Dindarlığımız, Eşyan mı Sana Ait Sen mi Eşyana Aitsin?, Müslümanlık Kaliteye Mecbur Olmaktır, Sosyal Adalet, Kalp İnsanın Pusulasıdır, İlkin Vicdanınızı Bulun gibi başlıklar, bu eserin yalnızca eleştiren bir kitap olmadığını açıkça göstermektedir.

Bu başlıklar aynı zamanda insanı yeniden hakiki bir iç tutarlılığa, davranış ahlâkına, kalp terbiyesine ve sahici bir sorumluluk duygusuna çağırır. Burada okur, yalnızca yanlışları dinlemez; kendi hayatının neresinde kalbi ihmal ettiğini, neresinde sözü davranıştan ayırdığını, neresinde dini bir yaşam biçimi olmaktan çıkarıp bir görüntü düzenine dönüştürdüğünü de sorgulamaya başlar.

Suret ile Sîret Arasındaki Derin Ayrım

Eserin en güçlü eksenlerinden biri, suret ile sîret arasındaki ayrımı ısrarla görünür kılmasıdır. Çünkü yazar, bugünün temel krizlerinden birinin tam da burada doğduğunu göstermektedir: camiler artmakta ama yoksul azalmamakta, ibadet çoğalmakta ama merhamet büyümemekte, dini söylem yaygınlaşmakta ama vicdan derinleşmemekte, kutsal kelimeler dillerde dolaşmakta ama açın, düşkünün, yetimin, muhacirin ve borçlunun yükü hafiflememektedir.

Bu bakımdan Galiba Yanlış Anladık, ibadeti kuru bir ritüel olmaktan çıkarıp hayatın atardamarlarına taşımaya çalışan, salâtı yalnızca namazgâhta değil insanın hayatı ayağa kaldırma iradesinde arayan ve dini, hâl ile doğrulanmadıkça eksik sayan güçlü bir çağrı metnidir.

Kalp İnsanın Pusulasıdır

Bu kitapta dikkat çeken bir başka damar da, insana kendi kalbini yeniden merkeze alma teklifidir. Çünkü burada kalp, yalnızca duyguların bulunduğu yer değil; yön tayin eden, pusulayı belirleyen, niyeti temizleyen, davranışı arıtan, görmeyi ve anlamayı mümkün kılan asli merkez olarak ele alınmaktadır.

Bu yüzden eser, aklı küçümsemeden ama aklı vicdandan koparmadan konuşur; bilgiyi yüceltirken bilginin şehvetine kapılmayı eleştirir; ibadeti önemserken onun hayata can verip vermediğini sorar; kutsalı savunurken onu yoksulun sofrasına, yetimin başına, borçlunun yüküne, komşunun ihtiyacına ve toplumun adalet duygusuna taşıyamayan bir dindarlığın eksikliğini açıkça görünür kılar. Bu nedenle Galiba Yanlış Anladık, okundukça insanı rahatlatan değil; onu silkelenmeye, utanmaya, düşünmeye ve kendi iç dengesini yeniden kurmaya zorlayan bir kitaptır.

Bireysel Kurtuluştan Toplumsal Sorumluluğa

Eser, yalnızca bireysel dindarlığın değil, toplumsal ahlâkın da kitabıdır. Çünkü burada mesele, kişinin kendi kurtuluşunu düşünmesi değil; yaşadığı çağın borcunu omuzlaması, çevresindeki acıya karşı duyarsız kalmaması, komşusunun hâlini bilmesi, yoksulun hakkını gözetmesi, yetimin başını okşaması, mazlumun tarafında yer alması ve kendi inancını başkasının hayatına merhamet olarak taşıyabilmesidir.

Böylece kitap, dini yalnızca bireysel bir kurtuluş projesi olmaktan çıkarır; onu adalet, paylaşma, emek, kalite, vicdan ve sorumluluk üreten canlı bir hayata dönüştürmeye çalışır. Tam da bu sebeple Galiba Yanlış Anladık, yalnızca yanlışlarımızı ifşa eden değil, aynı zamanda daha doğru, daha temiz ve daha sahici bir hayatın imkânını da gösteren güçlü bir muhasebe metni hâline gelir.

Sonuç olarak Galiba Yanlış Anladık, bugünün insanına, inancını, ibadetini, merhametini, ahlâkını ve vicdanını yeniden gözden geçirmesi için yazılmış derin, sarsıcı ve sahici bir eserdir. Bu kitap, insanı dışarıyı suçlamaktan çok kendisine dönmeye, kabuğu parlatmak yerine özü onarmaya, kutsalı konuşmak yerine yaşatmaya ve dini söylemde değil davranışta aramaya çağırmaktadır.

Önsözden

Hayatın her zamankinden daha hızlı aktığı, her şeyin çabuk tüketildiği, düşünmenin lüks, akletmenin zaman kaybı, derinleşmenin ise gereksiz görüldüğü bir çağın içinden geçiyoruz. Bu hız, yalnızca zamanı tüketmiyor; aynı zamanda kalbin ritmini, vicdanın sesini, insanın birbirini gerçekten duyabilme ve anlayabilme imkânını da aşındırıyor.

Yaşanmışlıklarımızdan, aldanmışlıklarımızdan, egolarımızdan, aidiyetlerimizden, zaaflarımızdan ve önyargılarımızdan ördüğümüz görünmez duvarların ardından birbirimizi dinlemeye, anlamaya ve yargılamaya çalışırken, çoğu zaman yalnızca “mış gibi” yaşıyoruz; dinlermiş, anlarmış, duyarmış gibi yapıyor, fakat kalbin derinliklerine inmeyi başaramıyoruz.

İşte Galiba Yanlış Anladık, tam da bu yüzden kaleme alındı; insanı ucuz kavgalardan, anlamsız savaşlardan ve gündelik hengâmenin boş gürültüsünden çekip, temiz aklın ve diri vicdanın rehberliğinde kendi kalbinin derinliklerine götürmek için.

Çünkü asıl olan, bilmek değil yapabilmek, söylemek değil yaşayabilmek, kutsalı dilde büyütmek değil hayatta doğrulayabilmektir. Bu eser, yaşadığımız çağa olan borcumuzu, komşunun açlığına, yetimin hüznüne, yoksulun sofrasına, düşkünün yüküne, insanın onuruna ve nihayet kendi vicdanımıza karşı taşıdığımız mesuliyeti yeniden hatırlatmak için yazıldı.

Bazı kitaplar insana yalnızca doğru cümleler verir; Galiba Yanlış Anladık ise, doğru bildiklerimizi hayata indirmedikçe ne kalbin dirileceğini ne de dinin insana hayat vereceğini hatırlatmak için yazıldı.

Eseri Daha Derinden Tanımak İçin

Okuma yolculuğunu genişletmek isteyen okurlar için inceleme, Google Play önizleme ve sesli müzakere bağlantıları aşağıda yer almaktadır.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...