Günümüzde Müslümanlar, kutsal görevin gereği olarak KUR’AN-I KERİM’İ akıllarıyla analiz etmek yerine, doğduklarında sahip oldukları mezhep öğretilerinin kör takipçileri olmaktadırlar. Yine çoğu Müslüman, din adamlarının dediklerini hiçbir sorgulamadan geçirmeden kesin doğru saymakta hatta bu öğretilerin Allah'ın Kitap'ı tarafından uygun görülüp görülmediğine aldırmamaktadır. Çoğunluk tarafından benimsenen ve belli çıkarlar gereği korunan bu yanlışlar Kur’an-ı Kerim öğretileriyle gelen zindeliği pasifliğe çevirmekle kalmamış, Müslüman hayat tarzını tamamen değiştirmiştir. Şu an Müslüman dünyaya egemen olan "pasif İslam", diğer bir deyimle “uydurulmuş din”  Kur’an-ı Kerim tarafından sunulan "dinamik İslam" ile yani “indirilmiş din” ile taban tabana zıttır.

      İslam toplumu, yüzyıllar öncesinin kültürel geleneklerini din sayarak, aslında her dönemde kolaylıkla yaşanabilecek olan İslam dinini tarihin belli bir dönemine hapsetmiştir. Ayrıca yine bu "gerçek dinden kopuş" döneminde, tek İlah'a olan inanç bozulmuş, din alanında Allah'ın yanına başka hüküm koyucular getirilmiş, böylece İslam toplumunun birlikteliği kaybolmuş, Müslüman âlemi sayısız mezhep ve gruba ayrılmıştır. Günümüzde Müslümanlar Allah'a itaat etmek yerine insan ürünü zanlara, din adamlarına ve durumdan faydalanan her türlü ekonomik ve siyasi çıkar çevrelerine itaat eder hale gelmişlerdir. Allah'ın elçisinin görevi insanlığı sırtındaki ağırlıklardan ve zincirlerden kurtarmaktır. Allah'ın elçisi olan Hz. Muhammed (s.a.v.)  bu görevi Allah'ın Kitabında bahsettiği kutsal hükümleri uygulayarak yerine getirmiştir. Ancak İslam'ın düşmanları kavramlar ve doktrinler uydurup bunları Müslümanlar'ın arasında yaymış, sonuç olarak elçi tarafından gelen gerçek din bozulmuş ve daha çok, insan yapımı bir din haline getirilmiştir.

      İslam'ın düşmanı olanların, İslam adına dine soktukları bu yanlışların bir sonucu olarak günümüzde Müslümanlar, peygamberin yok etmek üzere gönderildiği ağırlıkların ve zincirlerin baskısı altında inlemektedirler. "Firavunlar" yani politik istismarcılar, "Hamanlar" yani din ve bilgi sömürücüleri ve "Karunlar" yani ekonomi alanındaki sömürücüler, Müslüman dünyada kontrolü ele geçirmiş durumdadırlar.Tüm bunların sonucunda, İslam âlemi sayısız parçaya bölünmüş ve kendisi dışındaki güçlere bağımlı hale getirilmiştir. Müslümanlar bu durumdan kurtulmak için gayret etmekte, ancak KUR’AN-I KERİM’İN aydınlatıcı ışığı olmadan bunu başaramamaktadırlar. Dünya barışını sağlaması ve medeniyetin, bilimin, sanatın, teknolojinin meşalesini taşıması gereken Müslümanlar, kendilerini aşağı ve çaresiz bir durumda bulmuşlardır.

      Bu kötü durumdan kurtulmanın tek yolu; birbirine sıkıca bağlı, sağlam ve doğru bir Müslüman topluluğu oluşturmaktır. Bu amaca ulaşmak için KUR’AN-I KERİM’in İslam ile ilgili konularda kesin otorite olduğu görüşüne sahip olmak ve O'nun Allah'ın yeryüzündeki eksiksiz, değişmez ve tek mesajı olduğuna inanmak gerekmektedir. Müslümanlar Allah'ın kelamı olan KUR’AN-I KERİM’İN önemini anladığında ve onun öğretilerinden haberdar olduğunda "İslam Rönesansı" başlayacaktır.

     İlahi mesajı bir tarafa bırakıp gelenek, görenek, bid’at, hurafe, diğer inançların etkilerine İslam düşmanlığı da eklenince ortaya çıkarılan “uydurulan din” yerine “indirilen din” algısıyla dini konularda görüş beyan eden kişilere ilk olarak dini anlamadaki yöntemlerini sormanızı; “Dinin kaynağı nedir?” sorusuna verdikleri cevapları öğrenmenizi, sonra bu kişilerin bu soruya verdikleri cevaplar ile (yöntemleriyle) çelişip çelişmediklerini kontrol etmenizi öneriyorum. Allah’ın dinini; geleneklerin üzerine değil, KUR’AN-I KERİM’in üzerine kurmanızı ısrarla öneriyorum. Bu sitede dinin kaynağı olarak neden yalnızca KUR’AN-I KERİM’İ benimsememiz gerektiğini, Kur’an-ı Kerim’de geçmeyen hususların neden İslam’ın evrensel hükümleri olamayacağını araştırmalarla, makalelerimle,ortaya koyduğum eserlerimle bölüm bölüm aktarmaya çalışacağım. Ayrıca dine mal edilen ve dinin kesin bir hükmü sanılan birçok hususun; Kur’an-ı Kerim’de yer almadığını ve bu yüzden bunlara dinsel bir anlam yüklemenin hatalı olduğunu arz edeceğim. Yani Kur’an-ı Kerim’e giderek dini yeniden tanıyacağız. Sitedeki her bir harfi “eleştirel mantıkla” okumanızı tavsiye ediyorum.Zira, doğru ve dinin tek kaynağı olan Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Buradaki fikirlerim de ancak Kur’an-ı Kerim’e uyduğu ölçüde doğrudur.