İnsanın Kavgası Kendisi İledir, insanın hayatta karşılaştığı engelleri, ihanetleri, kayıpları ve adalet arayışını küçümsemeden; bütün bu yaşananların insanın kalbinde neye dönüştüğünü sorar. Kitap, insanın başına gelenle kendi eliyle büyüttüğü sonuç arasındaki farkı gözetir; gerçek imtihanla ihmali, sabırla edilgenliği, tevekkülle vazgeçişi ve merhametle üstünlük duygusunu birbirine karıştırmamaya çağırır.
Eserin merkezindeki iç muhasebe, insanın kendisini sürekli suçlaması veya bütün acılarından kendisini sorumlu tutması değildir. Tam tersine, insanın kendi varlığını değersizleştirmeden mazeretlerini görmesi; yarasını inkâr etmeden yaralayıcı olmaması; yanıldığını kabul ettiğinde küçülmediğini, hakikate yaklaşma cesareti gösterdiğini fark etmesidir.
Kitap bireysel iç dünyadan ahlâka, hukuktan helal duyarlılığına, acele hükümden toplumsal kötülük iklimine, mülkiyet vehminden ölüme ve yeniden başlama iradesine uzanır. Bu nedenle eser yalnızca kişisel gelişim yahut nefis terbiyesi metni değil; insanın kendisini, ilişkilerini, gücünü, inancını ve çağını aynı vicdan terazisinde tarttığı bütünlüklü bir düşünce yolculuğudur.