Konforlu Cehennemler SETİ - Dijital

  • Bu eser yayına hazırdır ve fizikî baskısı için ön sipariş alınmaktadır. Dijital sürümüne hemen erişmek isteyen okurlarımız, web sitemizdeki dijital eser seçeneğini tercih edebilir.
  • Ürün Kodu: XHL04I1DMD
  • Barkod: 7098522714324
  • Marka: Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
  • Kategori: Dijital Eserleri
  • Stok: 20+
  • %50indirim
    600,00 TL
    300,00 TL
  • 25,00 TL 'den başlayan taksitlerle
WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
2 Cilt • 1.091 Sayfa • Dijital Kitap Seti • Modern Zaman Mu­ha­se­be­si

Konforlu Cehennemler İki Ciltlik Modern Zaman, İç Boşluk, Ekran, İmaj ve Vicdan Mu­ha­se­be­si Seti

Konforlu Cehennemler, modern insanın tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok araca, çok bilgiye, çok seçeneğe, çok bağlantıya, çok gö­rü­nür­lü­ğe ve çok konfora sahip olduğu hâlde, kendi kalbinin en sade sorularına cevap vermekte giderek daha yoksul, kendi iç sesini duymakta daha yorgun ve kendi hayatının anlamını taşımakta daha mahcup bir varlığa dö­nüş­me­si­ni iki ciltlik ağır bir vicdan aynası olarak ele alan de­rin­lik­li bir set çalışmasıdır.

Bu iki ciltlik dijital set; hız, başarı baskısı, kontrol arzusu, kay­bet­me korkusu, ekran, imaj, beğenilme arzusu, tü­ke­tim düzeni, mah­re­mi­yet kaybı ve parlak yüzeylerin altında büyüyen ruhsal çürüme etrafında, modern insanın kendisini kay­bet­me­den nasıl insan kalabileceğini sor­gu­la­yan uzun, edebî ve mu­ha­se­beye çağıran bir okuma sunar.
2 CiltBirbirini tamamlayan modern zaman okuması
1.091 SayfaToplam dijital kitap hacmi
501 Sayfa1. Cilt: Elimiz Dolu, İçimiz Eksik
590 Sayfa2. Cilt: Parlaklığın İçindeki Çürüme

Set Bilgileri

Eserin AdıKonforlu Cehennemler
YazarMuhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Cilt Sayısı2 Cilt
Toplam Sayfa1.091 Sayfa
1. CiltElimiz Dolu, İçimiz Eksik — 501 Sayfa
2. CiltParlaklığın İçindeki Çürüme — 590 Sayfa
TürDeneme, modern zaman eleştirisi, insan psikolojisi, iç mu­ha­se­be, dijital çağ, tü­ke­tim kültürü, mah­re­mi­yet, başarı baskısı, hız, kontrol arzusu, ahlâk ve vicdan metni
Ana DamarModern insanın sahip oldukları çoğaldıkça anlamının eksilmesi, hızlandıkça kendisinden uzaklaşması, gö­rü­nür oldukça anlaşılmaması, tüketirken doymaması, kontrol ederken daralması ve parlak dünyanın içinde kendi iç hakikatini kay­bet­me tehlikesiyle yüzleşmesi

Setin Kalbine Açılan Takdim

Konforlu Cehennemler, modern imkânları toptan mahkûm eden, teknolojiyi tek başına suçlayan veya çağın insanını kolay hükümlerle yargılayan bir eser değildir; aksine, insanın elindeki imkânları ruhunu eksiltmeden taşıyıp taşıyamadığını, hızın içinde istikametini kaybedip kay­bet­me­di­ği­ni, başarıyı değerle karıştırıp karıştırmadığını, kontrol arzusunu güven zannedip zannetmediğini, gö­rü­nür oldukça gerçekten anlaşılıp anlaşılmadığını ve parlak dünyanın içinde kendi hakikatine sadık kalıp kalamadığını sorgulayan sahici bir iç mu­ha­se­be çağrısıdır.

Bu set, elinde çok şey bulunduğu hâlde içindeki eksikliği kimseye anlatamayanlara, hayatın hızına yetişirken kendi kalbinin gerisinde kaldığını hissedenlere, başarı diye öğretilen yolların sonunda huzura değil yorgunluğa vardığını fark edenlere, her şeyi kontrol etmeye çalışırken tevekkülün, sükûnetin ve teslimiyetin mahcup kapısını kaybedenlere, ekranların parlaklığına rağmen iç dünyasında karanlık odalar taşıyanlara, gö­rü­nür olduğu hâlde anlaşılmadığını bilenlere, tükettiği hâlde doymayanlara ve modern hayatın konforlu vaatleri arasında kendi iç sesini, kendi yönünü, kendi duasını ve kendi insanlık ölçüsünü arayanlara yazılmıştır.

Bu yönüyle Konforlu Cehennemler, yalnız modern zaman eleştirisi yapan iki kitap değildir; insanın kendi çağında kendisini kay­bet­me­den nasıl insan kalabileceğini dü­şün­dü­ren geniş bir vicdan haritasıdır.

İki Cildin Ayrı Ayrı Damarı

1. Cilt • 501 Sayfa

Elimiz Dolu, Fakat İçimiz Neden Eksik?

Elimiz Dolu, İçimiz Eksik, modern insanın dışarıda çoğalan imkânları ile içeride büyüyen anlam yoksulluğu arasındaki derin gerilimi merkeze alır; çünkü insan, çoğu zaman elindeki şeyler çoğaldıkça içindeki boşluğun kapanacağını zanneder, fakat sahip olduklarının sayısı arttıkça kalbinin neden daha fazla daraldığını, hayatı daha ayrıntılı biçimde yönetebildiği hâlde neden daha fazla kaygılandığını, bilgiye daha hızlı ulaştığı hâlde neden hikmete daha uzak düştüğünü ve konforu arttıkça neden acıya, beklemeye, sabra, mer­ha­mete ve başkasının yükünü taşımaya karşı daha kı­rıl­gan hâle geldiğini geç fark eder.

Bu cilt, hızın insanı yalnız zamana yetiştirmediğini, bazen onu kendi kalbinin gerisinde bıraktığını; başarının insanı her zaman büyütmediğini, bazen onu sürekli kendisini ispat etmek zorunda kalan yorgun bir varlığa dö­nüş­tür­dü­ğü­nü; kontrol arzusunun güven arayışı gibi görünmesine rağmen, insanın teslimiyet kabiliyetini, tevekkül dilini, bekleme sabrını ve hayatın bütünü üzerinde mutlak hâkimiyet kuramayacağını kabul eden kulluk bilincini nasıl aşındırabildiğini gösterir.

2. Cilt • 590 Sayfa

Parlaklığın İçinde Neyi Kaybediyoruz?

Parlaklığın İçindeki Çürüme, birinci cildin insanın içinde açılan boşluğu, hızın ruhu nasıl yorduğunu, kontrol arzusunun kalbi nasıl daralttığını, başarının insanı büyütmesi gerekirken bazen onu kendisini sürekli ispat etmek zorunda bırakan bir baskı düzenine nasıl dö­nüş­tür­dü­ğü­nü ve kay­bet­me korkusunun insanı sahip olduklarının huzurlu emanetçisi olmaktan çıkarıp endişeli bekçisine nasıl çevirdiğini anlatan iç mu­ha­se­be hattından sonra, bu iç eksikliğin dış dünyadaki parlak yüzlerini ele alır.

Bu ciltte ekran, yalnız karşısına geçilip bakılan teknik bir aygıt değildir; insanın dikkatini, hafızasını, mah­re­mi­ye­ti­ni, ilişki biçimini, kendilik algısını, acıya bakışını, kıyas duygusunu, güzellik anlayışını, gündemle kurduğu ilişkiyi ve kendi hayatına dair memnuniyet ölçüsünü yeniden düzenleyen büyük bir çağ aynasıdır.

İki Cildi Birlikte Değerli Kılan Bütünlük

Konforlu Cehennemler’in iki cildi birlikte okunduğunda, modern insanın iç dünyasında yaşadığı eksiklik ile dış dünyada kurduğu parlak düzen arasındaki bağ daha gö­rü­nür hâle gelir; çünkü birinci cilt insanın içinde açılan boşluğa, hızın yorduğu ruha, başarı baskısının daralttığı hayata, kontrol arzusunun sertleştirdiği kalbe ve kay­bet­me korkusunun insana yaşattığı huzursuz bekçiliğe eğilirken; ikinci cilt aynı eksikliğin ekranda, imajda, beğenilme arzusunda, tü­ke­tim­de, mah­re­mi­yet kaybında, gö­rü­nür­lük­te ve faniliği unutma telaşında nasıl yeni biçimlere büründüğünü gösterir.

Birinci cilt, “Neden bu kadar yorgunuz?” sorusunu insanın içinden sorar. İkinci cilt, “Bu yorgunluğu hangi parlak yüzeylerle gizliyoruz?” sorusunu insanın dış dünyasına çevirir. Birinci cilt, insanın elindeki çokluğun içindeki eksikliği gösterir. İkinci cilt, insanın parladıkça hangi taraflarının gö­rün­mez biçimde çürüyebileceğini anlatır.

Konforlu Cehennemler, insanın elindeki imkânlar çoğaldıkça kalbinin de genişleyip genişlemediğini, hayatı kolaylaştıran araçların bir süre sonra hayatı yöneten gö­rün­mez efendilere dönüşüp dönüşmediğini ve insanın modern dünyanın parlaklığı içinde kendi hakikatini koruyup koruyamadığını soran ağır bir vicdan davetidir.

Bu Set Neden Okunmalı?

Modern insan içinÇünkü insan bugün çoğu zaman yorulduğunu bilir, fakat neyin kendisini yorduğunu tam olarak anlayamaz; hızın içinde yaşar, fakat nereye yetiştiğini düşünmeye fırsat bulamaz.
Gençler içinÇünkü ekranın, gö­rü­nür­lü­ğün, beğenilme arzusunun, hızlı tüketilen ilişkilerin, dış onay ihtiyacının ve sürekli kıyasın insanın değer duygusunu nasıl etkilediğini gösterir.
Aileler içinÇünkü modern hayatın hızı, ekran alışkanlıkları, tü­ke­tim düzeni ve başarı baskısı yalnız bireyin değil, evin, çocukluğun, anne babalığın ve aile içi temasın da iklimini değiştirmektedir.
Eğitimciler içinÇünkü yeni kuşağın yalnız bilgiyle değil, dikkat dağınıklığıyla, kıyas baskısıyla, gö­rü­nür­lük arzusuyla, anlam yorgunluğuyla, başarı kaygısıyla ve iç boşlukla da mücadele ettiğini sezdirir.
Okurlar içinÇünkü bu eser, çağın meselelerini kuru bir analiz diliyle değil, insanın kalbine dokunan uzun, edebî ve vicdanlı bir mu­ha­se­be diliyle ele alır.
Yazarlar ve düşünce insanları içinÇünkü modern çağın insanı yalnız dışarıdan kuşatmadığını, onun arzu, korku, eksiklik, mah­re­mi­yet, gö­rü­nür­lük ve güven ihtiyacını da şe­kil­len­dir­di­ği­ni gösterir.
Bu set, okura kendi yorgunluğunu yalnız günlük hayatın yoğunluğu olarak değil, anlamın, dikkatin, mah­re­mi­ye­tin, sabrın ve iç sükûnetin aşınması olarak da okuyabilme imkânı verir.

Okura Ne Katar?

Konforlu Cehennemler, okura yalnız modern çağ hakkında düşünme imkânı vermez; insanın kendi hızını, kendi yorgunluğunu, kendi başarı arzusunu, kendi kontrol ihtiyacını, kendi görünme isteğini, kendi tü­ke­tim alışkanlıklarını, kendi mah­re­mi­yet sınırlarını, kendi iç boşluğunu ve kendi fanilik bilincini daha dürüstçe yoklamasına yardımcı olur.

Okur, bu iki ciltle birlikte elindeki çokluğun her zaman kalpteki eksikliği kapatmadığını, konforun her zaman huzur olmadığını, hızın her zaman ilerleme anlamına gelmediğini, başarının her zaman değer kazandırmadığını, kontrolün her zaman güven sağlamadığını, gö­rü­nür­lü­ğün her zaman anlaşılmak olmadığını, beğenilmenin her zaman sevilmek anlamına gelmediğini ve tü­ke­ti­min çoğu zaman insanın sahici ihtiyacını değil, yalnız kısa süreli eksiklik duygusunu oyaladığını daha derinden kavrar.

Kitabın Dili ve Üslubu

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’nun bu iki ciltteki dili, modern zaman eleştirisini yüzeysel bir yakınma diline, teknoloji karşıtlığını kolay bir hükme, tü­ke­tim eleştirisini kuru bir slogan hâline getirmez. Bu metinlerde çağ eleştirisi, insanın iç mu­ha­se­be­sin­den ayrılmaz; çünkü yazar, modern dünyanın insanı yalnız dışarıdan kuşatmadığını, aynı zamanda onun arzu, korku, eksiklik, mah­re­mi­yet, beğenilme, gö­rü­nür­lük ve güven ihtiyacını da şe­kil­len­dir­di­ği­ni göstermeye çalışır.

Cümleler uzun, derin, edebî ve iç mu­ha­se­beye çağıran bir akışla ilerler. Hız, başarı, kontrol, konfor, ekran, imaj, tü­ke­tim, mah­re­mi­yet, gö­rü­nür­lük, beğenilme, fanilik ve iç boşluk gibi başlıklar yalnız kavram olarak değil, insanın kendi hayatında karşılığını bulabileceği sahici sahneler olarak işlenir.

Eserden Doğan İmkân, Emanet Bilinciyle Büyür

Bu eserlerin satışından doğan imkân, yalnız ticari bir alışverişin sonucu olarak değil; sözün, kitabın, okumanın, düşünmenin ve iyiliğin daha geniş insanlara ulaşmasına vesile olacak bir emanet bilinciyle değerlendirilir. Bu yüzden Konforlu Cehennemler seti, okurun kendi kalbine dönük derin bir mu­ha­se­be kapısı açarken, kitabın çoğalmasıyla birlikte okuma kültürüne, eğitim hassasiyetine, kütüphane şuuruna ve insanın insana emanet olduğu fikrine de daha görünür bir katkı taşır.

Konforlu Cehennemler, modern çağın parlak vitrininin önünde duran okura, vitrindeki ışığı değil, o ışığın kendi kalbinde hangi gölgeyi büyüttüğünü sormayı öğretir.

Çünkü insanın en büyük zaferi, çok gö­rü­nür olmak değil, hakikatini kay­bet­me­den yaşayabilmektir; çok beğenilmek değil, haysiyetiyle sevilmeyi hak edecek bir insanlık ölçüsü taşıyabilmektir; çok tüketmek değil, eksikliğinin sahici kaynağını bulabilmektir; çok parlamak değil, ışığını hakikatin, mer­ha­me­tin, emanetin ve rahmetin hizmetine verebilmektir.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Benzer Ürünler
Yükleniyor...