Kitap yayına hazırdır; Ocak 2027'de planlanan ilk baskı için şimdilik yalnızca ÖN SİPARİŞ alınmaktadır. Talep edenler için dijital hali web sitemizde mevcuttur.
Bazı hikâyeler, yaşanmadıkları hâlde bir ömür sürer.
“Zühre, benim için hiç doğmamış olmasına rağmen kalbimde yaşamaktan vazgeçmeyen bir evladın adı...”Yazarın önsözünden
Zühre, yalnızca iki insan arasında kurulan yakınlığın, birbirine verilen sözlerin ve sonrasında yaşanan kırılmaların hikâyesi değildir; insanın sevgi adına gösterdiği fedakârlığın hangi noktada kendisine karşı bir haksızlığa dönüşebildiğini, merhametin adaletle, bağlılığın haysiyetle ve suskunluğun vicdanla nasıl sınandığını anlatan geniş bir iç muhasebedir.
Romanın merkezindeki doğmamış bir kız evladın adı, zamanla gökyüzünde aranan bir ışığa, korunması gereken masumiyetin hatırasına ve insanın kendisine ait en mahrem emaneti başkalarının tercihleri karşısında nasıl muhafaza edebileceği sorusuna dönüşür.
Taş konağın sessiz odaları, eski kitapların sararmış yaprakları, cevapsız kalan mektuplar ve bir yüzüğün taşıdığı anlam, anlatı ilerledikçe yalnızca dekor olmaktan çıkar; insanın hafızasında kapanmayan hesapların canlı tanıklarına dönüşür.
✧
İnsan bazen bir başkasının açtığı yarayla değil, o yaranın ardından kendi vicdanına hangi yüzle bakabildiğiyle sınanır.
II / Romanın simgeleri
Her eşyanın sakladığı bir hafıza vardır.
Zühre’nin anlatı dünyasında mekânlar ve nesneler, kişilerin kendi içlerinde susturamadıkları hesaplaşmaları görünür kılar; bu nedenle romandaki semboller yalnızca estetik unsurlar değil, hikâyenin ahlâkî ve duygusal ağırlığını taşıyan birer tanıktır.
✦
Zühre Yıldızı
Doğmamış bir evladın adıyla bütünleşen yıldız, gerçekleşmemiş bir babalık hayalinin ve yaralanmasına rağmen korunmak istenen masumiyetin ışığıdır.
◈
Ahde Vefa Halkası
Bir yüzüğün çevresinde, verilen sözlerin ağırlığı ile insanın korkuları karşısında o sözleri taşıyabilme iradesi karşı karşıya gelir.
❦
Taş Konak ve Yazmalar
Eskimiş sayfaların onarılması, yaralı bir hayatı incitmeden anlamaya çalışmanın; taş duvarlar ise bekleyişin ve hafızanın sessizliğinin karşılığıdır.
III / Asıl mesele
Sevmek ile sorumluluk almak, aynı şey midir?
Roman, bir insanın geçmişinde taşıdığı acıların anlaşılmasını önemli görürken, bu acıların başkalarının hayatında açılan yaraları sınırsız biçimde mazur göstermesine de razı olmaz. Zeynep’in korkuları, bağlılıkları ve karar veremeyişiyle; ona güvenen insanın sabrı, sadakati ve giderek derinleşen yalnızlığı arasındaki gerilim, eserin temel çatışmalarından birini meydana getirir.
İyiliğin borçlandırmaya, sevginin sahiplenmeye, bağışlamanın aynı yakınlığı yeniden kurma mecburiyetine dönüşmediği bir vicdan ölçüsü aranır. Çünkü burada asıl soru, bir insanın ne kadar sevdiği kadar, sevdiğini söylediği insanın hayatına karşı hangi sorumluluğu üstlendiğidir.
IV / Okurun izleyeceği yollar
Romanın dört vicdan eşiği
01 / HAFIZA
Saklanan sözler ve yarım kalan mektuplar
İnsan bazen geçmişi unuttuğu için değil, hatırladıklarıyla yüzleşmeye cesaret edemediği için aynı acının etrafında dolaşır.
02 / HAYSİYET
İncitmeden incinmenin bedeli
Uğranılan haksızlık karşısında insanın kendi karakterini muhafaza etmesi, anlatının en çetin sınavlarından biridir.
03 / EMANET
Bir çocuğa, bir söze, bir kitaba sahip çıkmak
Romanın kitap onaran ellerden okul bahçesine uzanan yolculuğu, iyiliğin karşılıksız sorumluluğunu farklı hayatlar üzerinden görünür kılar.
04 / VEDA
Kapıyı çarpmadan çıkabilmek
Son sayfalara yaklaşıldığında asıl ağırlık, yaşananların nasıl başladığından çok, insanın geride nasıl bir iz bıraktığında toplanır.
V / Eserin içinden
Hikâyenin eşikleri
Romanda geçen bölüm başlıklarından yapılan seçki. Başlıklar anlatının ruhunu gösterir; gelişmelerin ayrıntısı ve finalin anlamı kitabın kendi sayfalarında saklıdır.
01Zühre Yıldızıyla Konuşan Adam
02Sırlı Aynadaki Çatlak ve Yarım Kalan İsim
03Gölgesi Kendinden Uzun Olanlar
04Liman Olmayan Çatılar
05Susarak Büyütülen Merhamet
06İki Yabancının Aynı Sofradaki Yalnızlığı
07Suçluluğun Hırçın Maskesi ve Sitemin İnce Bıçağı
08İki Yüzlü Aynada Kırılan Zaman
09Bahanelerin Soğuk Duvarı
10İncitmeden İncinmenin Sanatı
11Kendi Külünde Uyananlar
12Zühre’ye Emanet Edilen Dualar
13Sahip Olmak ile Sahiplenilmek Arasındaki Uçurum
14Okul Bahçesi ve Emanetin İkinci Kapısı
15Emanet Anahtarların Teslimi
16Külün Altındaki Kor
17Emanetin Teslimi ve Yıllar Sonra Çalınan Demir Kapı
18Yetimin Sofrasında Bereket
19Yutulan Cümleler ve Söylenmeyen Bedduanın Vakarı
20Kapıyı Çarpmadan Çıkmak
21Serviler Altındaki Beyaz Emanet
22Kapağı Kapanan Kitap ve Geriye Kalan İnsan
Not: Başlıklar PDF’deki bölüm sayfalarına dayanılarak seçilmiş, görüntüleme bozukluğu oluşturan karakterler düzenlenmiştir; burada tam içindekiler dizini sunulmamaktadır.
✦
Son söz yerine
Bir ömür boyunca insanın yanında kalan şey, başkasının hükmü değil, kendi vicdanının şahitliğidir.
Zühre, okuru yalnız bir hikâyenin tanığı olmaya değil, başkasına emanet edilen kalplerin, verilen sözlerin ve bir ömür taşınan suskunlukların karşısında kendi payına düşen sorumluluğu düşünmeye davet ediyor.