İdris Libaslı İblisler SETİ

  • Bu ürün dijital formatta sunulmaktadır. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra PDF erişim bağlantısı, sipariş sırasında kullanılan e-posta adresine manuel olarak gönderilecektir. Fiziksel kargo gönderimi yapılmaz.
  • Ürün Kodu: GW09GS4RGF
  • Barkod: 7098522447420
  • Marka: Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
  • Kategori: Yayına Hazır Eserler
  • Stok: 20+
  • %50indirim
    600,00 TL
    300,00 TL
  • 25,00 TL 'den başlayan taksitlerle
WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
```
İki Ciltlik Yayına Hazır Eser Seti

İdris Libaslı İblisler 1. ve 2. Cilt Birlikte — İyilik, merhamet, mağduriyet, dindarlık, güç, bilgi, sevgi, dostluk, görünürlük ve hakikat libasları altında saklanan nefis üzerine büyük bir vicdan yolculuğu

İdris Libaslı İblisler 1. ve 2. Cilt, yalnızca iki kitabın bir araya gelmiş hâli değil; insanın kendi iç dünyasında çoğu zaman fark etmeden taşıdığı, bazen iyilikle, bazen merhametle, bazen mağduriyetle, bazen dindarlıkla, bazen bilgiyle, bazen sevgiyle, bazen haklılıkla, bazen aileyle, bazen hizmetle ve bazen de hakikat savunuculuğu iddiasıyla örttüğü nefsini görünür kılmaya çalışan toplam 1.182 sayfalık büyük bir vicdan aynasıdır.

Eserler yayına hazırdır. Fizikî baskı hazırlık aşamasında olduğundan, iki cildi dijital olarak edinmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz. Bu iki cilt birlikte okunduğunda, insanın iyilik, merhamet, dindarlık, mağduriyet, güç, bilgi, sevgi, dostluk ve hakikat dili üzerinden kendi nefsini daha derinden yoklayabileceği bütünlüklü bir iç muhasebe alanı açılır.
2 CiltYayına hazır eser seti
1.182Toplam sayfa
632 + 5501. ve 2. cilt
2026Haziran ilk baskı

İnsan, başkasının libasını yırtmadan önce kendi nefsinin hangi temiz kelimelerle örtündüğünü yoklamalıdır

Bu iki ciltlik eser, okuru başkalarının yüzündeki maskeleri aramaya çağıran kolaycı bir teşhir dili kurmaz; aksine insanın kendi yüzüne taktığı, zamanla kendisinin bile hakikat zannettiği, temiz kelimelerle süslenmiş, iyi niyet görüntüsüyle korunmuş, acı hatıralarıyla meşrulaştırılmış, dinî ve ahlaki kavramlarla sağlamlaştırılmış görünmez libasları tek tek yoklamasını ister.

Kitabın asıl meselesi, insanları iyi ve kötü diye iki basit sınıfa ayırmak değildir; çünkü insan denilen varlık, çoğu zaman kötülüğünü açık bir karanlıkla değil, kendisini haklı gösteren cümlelerle, kendisine masumiyet kazandıran hikâyelerle, kendi acısını merkez yapan anlatılarla, kendi iyiliğini büyüten hafızalarla ve kendi nefsini temiz gösteren kavramlarla taşır.

İdris Libaslı İblisler, kötülüğü yalnız çıplak hırsta ve açık zulümde değil; iyilik yaparken borçlandırabilen, merhamet konuşurken tahakküm kurabilen, dindarlık dili kullanırken kul hakkını örtebilen, mağduriyet anlatırken başkasını suçluluk altında tutabilen, sevgi derken sahiplenmeyi ve hakikat derken kendi yorumunu büyütebilen insan nefsinin en ince dikiş yerlerinde arar.

İki cilt birlikte neden okunmalıdır?

Birinci cilt daha çok iyilik, merhamet, mağduriyet, hizmet, özür, telafi, affetme baskısı ve kutsal kelimelerle örtülen kul hakkı alanlarını açarken; ikinci cilt varlık, güç, bilgi, sevgi, dostluk, görünürlük, haklılık, acı, tüketim çağında insan ilişkileri ve hakikat savunuculuğunun nefsin hizmetine girebilme tehlikesi üzerinden aynı vicdan yolculuğunu tamamlar.

Bu yönüyle iki cilt, birbirinden kopuk iki ayrı kitap gibi değil, aynı iç muhasebenin iki derin nefesi gibi okunmalıdır; çünkü insan önce iyilik, merhamet, mağduriyet ve dindarlık libasları altında saklanan nefsini yoklamadan, ikinci cildin açtığı güç, bilgi, görünürlük, sevgi, dostluk ve hakikat dili imtihanını tam olarak kavrayamaz.

İki cildin birlikte okunması, okura yalnızca ahlaki bir eleştiri sunmaz; insanın kendi hayatını, ilişkilerini, aile içindeki dilini, dostluk anlayışını, sosyal medya davranışlarını, yardım etme biçimini, affetme ve özür meselesine yaklaşımını, dinî kelimelerle kurduğu kendilik algısını, bilgiyle kurduğu üstünlük duygusunu, acıyla kurduğu dokunulmazlık alanını ve haklılık iddiası altında sakladığı merhametsiz ihtimalleri derinlemesine yoklama imkânı verir.

Ciltlerin ana damarları

1. Cilt

İyilik, Merhamet ve Hizmet Libası

İyiliğin yalnız güzel bir davranış olarak değil, insanın kendisini üstün hissetme, minnet bekleme, yardım ettiği kişiyi borçlu bırakma, yoksulun mahremiyetini teşhir etme ve yaptığı iyiliği yıllar sonra baskı aracına dönüştürme ihtimaliyle birlikte okunması gerektiği anlatılır.

1. Cilt

Mağduriyet, Özür ve Telafi

Gerçek mağduriyetin haysiyeti korunurken, mağduriyet libasıyla sorumluluktan kaçan, başkasını sürekli suçluluk altında tutan, özür dilemekten kaçan, yüzleşmeyi erteleyen ve kendi acısını bütün ilişkilerin merkezine yerleştiren yaralı nefsin dili cesaretle açılır.

1. Cilt

Kutsal Kelimelerin Ardına Saklanan Nefis

Dinin kendisi değil, dinî dilin nefis tarafından araçsallaştırılması sorgulanır; çünkü insan dua ederken özürden kaçabilir, ibadet ederken inceliği kaybedebilir, Allah’tan af isterken kuldan helallik istemeyi erteleyebilir ve kutsal kelimeleri kendi sorumluluğunu hafifletmek için kullanabilir.

2. Cilt

Varlık ve Güçle Sınanan Benlik

Para, makam, bilgi, şöhret, takipçi, aile otoritesi, kurum gücü, yazı etkisi, başarı, çevre, imkân ve itibar insanın eline geçtiğinde, onun gerçekten neyi sevdiği ve hangi karanlığı büyüttüğü daha açık görünür.

2. Cilt

Bilgi, Sevgi ve Dostluğun İmtihanı

Bilginin hikmetle birleşmediğinde soğukluk ve hükümranlık üretebilmesi, sevginin kullanım değerine indirgenmesi, dostluğun faydaya çevrilmesi ve insan ilişkilerinin tüketim çağında yavaş yavaş pazara dönüşmesi derin bir vicdan diliyle işlenir.

2. Cilt

Haklılık ve Hakikat Savunuculuğu

İnsan haklı olduğu yerde bile üslubunu, öfkesini, dilini ve bıraktığı izi yoklamak zorundadır; çünkü haklılık merhametin yerine geçtiğinde adalet değil, kendisini temiz gösteren bir hükümranlık aracına dönüşebilir.

Birinci cilt: iyiliğin, merhametin ve mağduriyetin içindeki ince sınav

Birinci cilt, insanın iyilik, merhamet, mağduriyet, dindarlık, hizmet, affetme baskısı, özürsüz barışma çağrıları ve kutsal kelimelerin ardına saklanan nefis meselesini derinleştirirken, okura başkasını mahkûm etmenin kolaylığını değil, kendi kalbinin dikiş yerlerine bakmanın ağır fakat arındırıcı sorumluluğunu teklif eder.

Bu ciltte iyilik, yalnız güzel bir davranış olarak değil, insanın kendisini üstün hissetme, minnet bekleme, yardım ettiği kişiyi borçlu bırakma, yoksulun mahremiyetini teşhir etme ve yaptığı iyiliği yıllar sonra baskı aracına dönüştürme ihtimaliyle birlikte ele alınır; çünkü her yardım, yardım edilen insanın haysiyetini korumuyorsa, merhametin değil, nefsin daha zarif bir iktidar biçiminin libasına dönüşebilir.

Affetmek, mağdurun boynuna geçirilmiş bir suskunluk zinciri değildir; “affet artık”, “büyütme”, “geçmişte kaldı”, “Allah affeder” gibi cümleler, eğer failin yüzleşmesini, özrünü ve telafi sorumluluğunu yok saymak için kullanılıyorsa, affetmeyi yücelten cümleler olmaktan çıkarak mağduru susturan yeni bir haksızlığa dönüşür.

İkinci cilt: varlık, güç, bilgi, sevgi ve hakikat diliyle imtihan

İkinci cilt, ilk ciltte açılan ağır iç muhasebeyi daha geniş, daha mahrem ve daha tehlikeli bir alana taşır; çünkü bu defa insanın dine uymak yerine dini kendi nefsine uydurma eğilimi, varlık ve güçle sınandığında değişen benliği, bilginin hikmetten koparak kibre dönüşmesi, sevginin kullanım değerine indirgenmesi, dostluğun faydaya çevrilmesi, görünürlük çağında ruhun pazarlanması, haklılığın merhameti boğması ve hakikat savunuculuğunun bile nefsin libasına dönüşebilmesi derinleştirilir.

Güçsüzken adalet isteyen insanın, güçlendiğinde adaleti kendisine karşı da işletebilmesi; yokluktayken merhamet bekleyen kalbin, varlıkta başkasının yarasına aynı incelikle eğilebilmesi; geçmişte ezildiğini söyleyen kişinin, imkân bulduğunda başkasını ezmemeyi başarabilmesi; kendi acısından sürekli söz eden insanın, başkasının acısı karşısında yer açabilmesi, bu cildin en sarsıcı iç muhasebe alanlarından biridir.

Bilgi insanı daha mahcup, daha sabırlı, daha zarif ve daha dikkatli yapmıyorsa, o bilgi henüz hikmete dönüşmemiş, yalnızca insanın nefsine daha güçlü cümleler kurma imkânı vermiş olabilir.

Bu iki cilt kime sesleniyor?

İdris Libaslı İblisler 1. ve 2. Cilt, kendi iç dünyasını gerçekten yoklamak isteyen, başkalarının maskelerini görmekten önce kendi libasını kontrol etmeye cesaret eden, iyilik adıyla incitilmiş fakat iyiliğe küsmemiş, merhamet cümleleriyle küçültülmüş fakat merhametin asıl haysiyetini arayan, mağduriyetin gölgesinde sesi duyulmamış fakat acısını başkasına zulüm gerekçesine dönüştürmek istemeyen, dindarlığın incelikle tamamlanması gerektiğini bilen, bilgi sahibi oldukça büyümek yerine daha çok mahcup olmak isteyen, varlıkla sınandığında kalbini kaybetmemek için direnen ve haklı olduğu yerde bile merhameti elden bırakmamaya çalışan okura seslenir.

Bu iki cilt, yalnızca okunup kapatılacak bir eser takımı değil, insanın zaman zaman dönüp kendi niyetini, kendi dilini, kendi iyiliğini, kendi öfkesini, kendi dindarlığını, kendi mağduriyetini, kendi sevgisini, kendi dostluğunu, kendi haklılığını ve kendi hakikat iddiasını yoklayabileceği uzun soluklu bir iç muhasebe alanıdır.

İyiliğe güveni yıkmadan, sahte iyiliğin perdesini kaldırmak

Bu eserlerin en önemli taraflarından biri, okuru paranoyaya sürüklememesi ve bütün temiz kavramlardan soğutmamasıdır; çünkü amaç iyiliğe, merhamete, dindarlığa, mağduriyetin haysiyetine, bilgiye, sevgiye, dostluğa ve hakikate güveni yıkmak değil, bu kavramların üzerine çöken nefsani gölgeleri kaldırmak ve onları insanın iç karanlığından kurtarmaktır.

Kötü dindarlık örnekleri yüzünden bütün maneviyatı küçümsemek, gösterişli yardım yüzünden bütün yardımlara kuşkuyla bakmak, manipülatif mağduriyetler yüzünden gerçek mağdurların sesine kapanmak, bilgiyi kibirle taşıyanlar yüzünden hikmeti değersiz görmek veya sevgiyi kullanıma indirenler yüzünden sahici vefadan vazgeçmek, bu eserlerin kurduğu vicdan ölçüsüne göre yeni bir haksızlık biçimidir.

İdris Libaslı İblisler 1. ve 2. Cilt, toplam 1.182 sayfalık hacmiyle, çağın yüzeysel kişisel gelişim söylemlerinden, kuru ahlakçılığından, kolay suçlama dilinden, öfkeye yaslanan teşhir kültüründen ve insanı başkalarını yargılamaya çağıran ucuz vicdan gösterilerinden uzak duran; okuru kendi içindeki nefsin ince hileleriyle yüzleştiren, kavramların haysiyetini koruyan ve sahici iyiliği sahte iyilikten ayırmaya çalışan güçlü bir eser bütünüdür.

Fizikî baskı hazırlık aşamasında olduğundan, iki cildi dijital olarak edinmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

```
TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...