Karanlığın Rahmeti

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Karanlığın Rahmeti Hz. Yunus Kıssasından Kaçış, Karanlık, Dua ve Dönüş Ahlâkına

“Karanlığın Rahmeti”, Hz. Yunus kıssasını yalnızca bir peygamberin gemiye binmesi, denize bırakılması, balığın karnında kalması ve duasıyla kurtuluşa ermesi üzerinden anlatan klasik bir kıssa kitabı olarak değil, insanın kendisine ağır gelen vazifeden, sabretmesi gereken insanlardan, beklemesi gereken hikmetten, omuzlarına emanet edilmiş sorum­luluktan ve en çok da kendi iç karanlığıyla yüz­leşmekten kaçtığında hangi derin rahmet odalarına çağrıldığını anlatan büyük bir vicdan kitabı olarak hazırlanmaktadır.

10Ana Kısım
50Bölümlük İç Yolculuk
550–700Sayfa Hedefi
1Dua Merkezli Dönüş

Eserin Kalbine Açılan Büyük Soru

Bu kitabın merkezinde, insanın kendisine emanet edilen vazifeden, sabretmesi gereken insanlardan, beklemesi gereken hikmetten, değişmesini istediği ama kendi takvimine göre değişmeyen kalplerden ve yüz­leşmesi gereken kendi iç karanlığından kaçtığında gerçekten uzaklaşmış olup olmadığına dair ağır bir soru bulunmaktadır.

Çünkü insan bazen şehirden, evden, ilişkiden, vazifeden, yazıdan, kalabalıktan veya sorum­luluktan uzaklaştığını düşünür; fakat nereye giderse gitsin kendi kalbini, kendi iç sesini, kendi duasızlığını ve kendi yarım kalmış emanetini yanında götürür.

Karanlığın rahmeti, insanın kaçtığı yerde kaybolması değil, kaçışının durdurulduğu yerde kendi hakikatiyle baş başa kalması, duasını yeniden bulması ve vazifesine daha temiz bir kalple dönmesidir.

Kaçış, Karanlık ve Dua Arasında Kurulan Büyük İç Hat

Bu eser, insanın kaçışını yalnız korkaklıkla açıklayan kolay bir hükmün peşinden gitmez; çünkü insan bazen korktuğu için değil, yorulduğu, incindiği, anlaşılmadığı, emeğinin karşılık bulmadığını düşündüğü, değişmeyen insanlara karşı sabrı tükendiği, yaptığı çağrının yankısız kaldığını sandığı ve taşıdığı vazifenin artık kalbinde bir rahmet kapısı değil ağır bir yük gibi durduğunu hissettiği için kaçar.

Fakat kitap, kaçışın bu insanî sebeplerini anlamaya çalışırken, insanı sorum­luluktan kurtaran ucuz bir mazeret dili de kurmaz; çünkü her kırgınlık vazifeyi terk etme hakkı vermez, her yorgunluk emanetten uzaklaşmayı meşrulaştırmaz ve her “artık yeter” cümlesi kalbin karar makamına oturacak kadar temiz bir hakikat taşımaz.

Eserin Ana Sembolleri

Gemi

Kaçışın Özgürlük Sanılan Eşiği

Gemi, insanın “artık uzaklaşıyorum” dediği bütün sahte rahatlama alanlarının sembolüdür; insan bazen telefonu kapatır, bir ilişkiyi bitirir, bir görevden çekilir, bir şehirden ayrılır, yazmayı bırakır, konuşmaktan vazgeçer ve ilk anda yükten kurtulduğunu sanır, fakat hakikatten kaçan insan çoğu zaman rahatlığa değil, kendisini bekleyen daha büyük bir yüz­leşmeye doğru ilerler.

Fırtına

Kaçışın Üstünü Açan Hakikat Ânı

Fırtına, insanın konuşmadığı meselelerin, ertelediği borçların, ihmal ettiği emanetlerin, yüz­leşmediği kırgınlıkların, sustur­duğu vicdanın ve üzerini kapattığı sorum­lulukların hayatın güvertesine çıkmasıdır; çünkü bazı krizler, içte ertelenmiş hakikatin dışarıda duyulur hâle gelmesidir.

Deniz

Kontrol Defterinin Kapandığı Yer

Deniz, insanın kendi gücünün sınırını çıplak biçimde gördüğü büyük belirsizliktir; insan gemideyken hâlâ bir zemin, bir yön, bir kalabalık ve bir ihtimal vardır, fakat denize bırakıldığında ne derinliği ölçebilir ne yönü belirleyebilir ne de kendisini kurtaracak bir araç üretebilir.

Karanlık

Duanın Doğduğu Ağır Rahmet Odası

Balığın karnı, biyolojik bir mekân olmaktan çok insanın dış dünyadan, kalabalıktan, mazeretten, rolden, savunmadan, gürültüden, ekrandan, alkıştan, unvandan ve kendi kendisini haklı çıkaran bütün iç anlatılardan soyulduğu mut­lak bir iç yalnızlık alanı olarak ele alınır.

Dua, Kıyı ve Kabak Yaprağının İnce Rahmeti

Bu eserde dua, yalnız kurtuluş formülü, zor zamanda söylenen bir cümle veya karanlıktan çıkmayı hızlandıran mekanik bir anahtar olarak ele alınmaz; dua, insanın kendi payını gördüğü, Allah’ı kendi kırgınlığından ve dar zannından tenzih ettiği, sahte merkezleri kalbinden indirdiği, zulmü yalnız dışarıda değil önce kendi içinde fark ettiği ve kaçıştan dönüşe doğru ilk sahici adımı attığı kulluk eşiğidir.

Kıyı ise sadece kurtuluş yeri değil, mahcu­biyet, zayıflık, yeniden nefes alma, iyileşme, ikinci fırsat ve vazifeye dönmeden önce insanın kendisini toparladığı eşiktir; kabak yaprağı da büyük kurtuluşlardan sonra insanın küçük gölgelere, zarif desteklere, sessiz lütuflara ve iyileşme sürecini taşıyacak ince rahmetlere hâlâ muhtaç olduğunu hatırlatır.

Karanlık seni gömüyorsa mezardır; seni Rabbine döndürüyorsa rahmetin rahmidir.

10 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Planlanan yapı, kaçış başlamadan önce kalpte eksilen şeyden gemiye binmenin sahte rahatlığına, fırtınanın yüzleştirici sesinden denizin kontrolü bitiren derinliğine, balığın karnındaki iç yalnızlıktan duanın doğduğu yere, kıyının mahcup nefesinden vazifeye dönüş ahlâkına, modern insanın kaçışlarından karanlıktan rahmete açılan son söze kadar geniş bir iç yolculuk kurmaktadır.

Birinci Kısım

Kaçış Başlamadan Önce Kalpte Bir Şey Eksilir

İnsanın dışarıya doğru hareket etmeden önce iç dünyasında vazifesinden, sabrından, merhametinden ve bekleme ahlâkından nasıl koptuğu işlenir.

İkinci Kısım

Gemiye Binmek: Kaçışın İlk Rahatlığı

Gemi, insanın yükten kurtulduğunu sandığı fakat aslında hakikatle karşılaşmanın ilk sahnesine doğru ilerlediği sahte ferahlık eşiği olarak ele alınır.

Üçüncü Kısım

Fırtına: Dışarıda Başlayan İç Yüzleşme

Fırtına, kaçışın üstünü açan, ertelenmiş hakikati görü­nür kılan ve insanın kararlarının başkalarının gemisini de sarstığını gösteren büyük sembol hâline gelir.

Dördüncü Kısım

Denize Bırakılmak: Kontrolün Bittiği Yer

Deniz, insanın kendi gücünün sınırına geldiği, bütün dayanakların çekildiği ve aczin rahmet kapısına dönüştüğü belirsizlik alanı olarak işlenir.

Beşinci Kısım

Karanlığın Karnı: İnsanın Kendi İçine Düşmesi

Balığın karnı, insanın mazeretten, kalabalıktan, gürültüden ve kaçış yollarından soyulduğu mut­lak iç yalnızlık ve dua rahmi olarak açılır.

Altıncı Kısım

Duanın Doğduğu Yer

Hz. Yunus’un duası, sonuç aldıran mekanik bir formül değil, Allah’ı tenzih eden, kulun kendi payını gördüğü ve dönüş kapısını açan kulluk eşiği olarak ele alınır.

Yedinci Kısım

Kıyıya Bırakılmak: İkinci Hayatın Eşiği

Kıyı, zafer narasının değil, karanlıktan çıkmış mahcup insanın ilk nefesinin, iyileşme ihtiyacının ve kabak yaprağıyla gelen ince rahmetin yeridir.

Sekizinci Kısım

Vazifeye Dönmek: Kaçtığın Emanete Yeniden Yürümek

Dönüş, eski yere eski kalple gitmek değil, karanlıkta dua bulmuş, mahcu­biyeti öğrenmiş ve sonucu Allah’a bırakmayı kavramış bir kalple yürümektir.

Dokuzuncu Kısım

Çağın Kaçışları ve Modern Balıklar

Modern insanın ekrana, hazza, mağduriyet hikâyesine, suskunluğa, başarıya, sürekli meşguliyete ve kendi iç anlatılarına kaçışı kıssa aynasında okunur.

Onuncu Kısım

Karanlıktan Rahmete: Dönüşün Son Sözü

Kaçışını tanıyan, karanlığındaki rahmeti okuyan, duasını bulan ve kıyıya bırakıldığında emanete dönen insanın son iç muhasebesi kurulur.

50 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Karanlığın Rahmeti
  2. Kaçış Ayakta Değil, Kalpte Başlar
  3. Vazife Yük Gibi Görünmeye Başladığında
  4. Değişmeyen İnsanlara Karşı Tükenen Sabır
  5. “Artık Yeter” Cümlesinin Tehlikeli Eşiği
  6. Gemi: Kaçışın Özgürlük Sanılan Eşiği
  7. İnsan Uzaklaşınca İçindeki Ses Susar mı?
  8. Kaçışın İlk Ferahlığı Aldatıcıdır
  9. Yol Değiştirmek Her Zaman Yön Bulmak Değildir
  10. Gemiye Binen Sadece Beden Değildi
  11. Fırtına Kaçışın Üstünü Açtı
  12. Bir İnsanın Kaçışı Başkalarının Gemisini de Sarsabilir
  13. Kura: Hakikatin Kalbe Çıkması
  14. Fırtına Dışarıda Değil, İçeride Başlamıştı
  15. Denize Atılmadan Önce Kendinle Yüzleşmek
  16. Deniz: İnsanın Kontrol Defterinin Kapandığı Yer
  17. Bırakılmak Her Zaman Terk Edilmek Değildir
  18. Su, Hem Boğar Hem Taşır
  19. İnsan Bazen Kıyıya Değil, Derine Çağrılır
  20. Denizin Ortasında Sahipsiz Değildin
  21. Karanlığın Karnı
  22. İnsan Kendi Sesinden Kaçacak Yer Bulamayınca
  23. Karanlık, Nefsin Maskesini Düşürür
  24. Dışarıdaki Fırtına Bitti, İçerideki Fırtına Başladı
  25. Karanlık Mezar Değil, Rahim Olabilir
  26. Karanlıkta İlk Doğan Şey Dua Oldu
  27. “Senden Başka İlah Yoktur” Demek
  28. “Seni Tenzih Ederim” Diyebilmek
  29. “Ben Zalimlerden Oldum” Diyen Kalbin Asaleti
  30. Dua, Kaçıştan Dönüşe Açılan Kapıdır
  31. Kıyı: Karanlıktan Sonra İlk Nefes
  32. Kıyıya Çıkan İnsan Güçlü Değil, Mahcup Olur
  33. Kabak Yaprağının Gölgesi
  34. İyileşmek de Bir Sabır İster
  35. Kıyı, Dönüşün Sonu Değil Başlangıcıdır
  36. Kaçtığın Emanete Dönmek
  37. Dönüş, Eski Yere Eski Kalple Gitmemektir
  38. Kavmin Değiştiğini Görmek: Hükmünde Acele Etmemek
  39. Tebliğ, Sonucu Sahiplenmek Değil Emaneti Taşımaktır
  40. İkinci Çağrı Daha Mahcup Bir Kalp İster
  41. Modern İnsan Nereye Kaçıyor?
  42. Ekranın Karnında Kaybolmak
  43. Haz, İnsanı Kısa Süreliğine Susturur
  44. Mağduriyet Hikâyesine Saklanmak
  45. Her Kaçış Bir Gün Kendi Karanlığını Doğurur
  46. Kaçışını Tanımayan Dönüşünü Bulamaz
  47. Karanlığın İçindeki Rahmeti Okumak
  48. Dua Eden Kalp Kaybolmamıştır
  49. Rahmet, İnsanı Kıyıya Bırakıp Unutmaz
  50. Karanlığın Rahmeti

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız Hz. Yunus kıssasını yeniden hatırlamış olmayacak; kendi kaçışlarını, kendi gemilerini, kendi fırtınalarını, kendi karanlığını, kendi sustur­duğu duasını, kendi “artık yeter” dediği eşikleri, kendi vazife yorgunluğunu ve hangi emanete daha mahcup bir kalple dönmesi gerektiğini düşünmüş olacaktır.

Bu eser boyunca kaçan insan bütünüyle suçlanmaz, fakat kaçış da aklanmaz; yorulan insan anlaşılır, fakat yorgunluk emaneti terk etme izni gibi sunulmaz; karanlığa düşen insan aşağılanmaz, fakat karanlıkta doğması gereken dua unutulmaz; vazifeye dönen insan kahramanlaştırılmaz, fakat mahcu­biyetle yeniden yürümenin asaleti korunur.

Karanlığın rahmeti, insanın kaybolduğu yerde bitmesi değil, bütün yollar kapandığında bile Allah’ın onu kendi yanlışına gömüp bırakmaması, nefesini duaya çevirmesi, karanlığı mezar değil dönüş rahmi yapması ve kıyıya bıraktığında onu eski kaçışına değil, arınmış bir vazifeye yeniden çağırmasıdır.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...