Merhametsiz Doğrular

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Merhametsiz Doğrular Hakikati İnsanı İyileştirmek Yerine Yaralamak İçin Kullananların Vicdan Defteri

“Merhametsiz Doğrular”, insanın hakikati savunduğunu zannederken bazen hakikatin ruhunu nasıl öldürdüğünü, doğru bildiği şeyi söylerken karşı­sındaki insanın haysiyetini, kırıl­ganlığını, mahcu­biyetini, yarasını, taşıma gücünü ve yeniden topar­lanma imkânını hesaba katmadığında doğrunun nasıl bir iyileş­tirme kapısı olmaktan çıkıp inciten, ezen, sustu­ran ve mahkûm eden bir araca dönüşebildiğini anlatan derin bir vicdan kitabı olarak hazırlanmaktadır.

9Ana Kısım
45Bölümlük Vicdan Defteri
SözMerkezî Emanet
HakikatMerhametle Taşınan Ölçü

Eserin Kalbine Açılan Büyük Soru

Bu eserin temel sorusu sade göründüğü kadar sarsıcıdır: Bir söz doğru olduğu hâlde merhametsiz olabilir mi? Bu sorunun cevabı ağırdır; çünkü bir cümlenin bilgi bakımından isabetli olması, o cümlenin ahlâk bakımından da temiz olduğu anlamına gelmez.

Doğru, insanın kalbine, zamanına, yarasına, haysiyetine, taşıyabileceği yükün ölçüsüne, düşmüşse kalkma imkânına ve yanlış yapmışsa dönüş kapısına riayet ettiğinde ahlâkî bir kemale ulaşır; fakat insanı iyileş­tirmek için değil de ezmek, utandırmak, değersiz­leştirmek, sustur­mak, mahkûm etmek veya onun üzerinde üstünlük kurmak için söylenmişse, cümlenin bilgisi doğru olsa bile o sözün ahlâkı sakatlanmış demektir.

Hakikat, nefsin eline geçtiğinde keskinleşir; merhametin eline geçtiğinde iyileştirir.

Doğruya Karşı Değil, Doğrunun Silaha Dönüşmesine Karşı

Bu eser, yalanı güzelleştiren, hatayı örten, yüzleşmeden kaçan, yanlış yapanı sürekli mazur gösteren veya “merhamet” adına hakikati iptal eden bir kitap değildir; tam tersine, hakikatin insan hayatındaki vazgeçilmez yerini korurken, hakikatin hangi niyetle taşındığını, hangi kalpten çıktığını, hangi zamanda dile getirildiğini, hangi üslupla insana ulaştığını ve karşı tarafta neyi onardığını yahut neyi yıktığını sorgulayan ağır bir iç muhasebe kitabıdır.

Bu kitap, doğruyu söyleme sorum­luluğunu zayıflatmaz; fakat doğruyu öfkenin bıçağına, kibrin kürsüsüne, intikamın aracına, küçüm­semenin dili hâline ve insanın üzerinde üstünlük kurma vesilesine dönüştüren merhamet­siz doğruculuğu derin biçimde sorgular.

Eserin Ana Sembolleri

Bıçak

Hakikatin Yaralayıcı Ele Düşmesi

Bıçak, doğru bilginin merhametsiz elde nasıl yaralayıcı bir şeye dönüşebileceğini temsil eder; aynı bıçak cerrahın elinde şifa için kullanılırken, öfkenin elinde yaraya dönüşebilir ve hakikat de hangi kalbin elinde olduğuna göre insanı iyileştirebilir veya parçalayabilir.

Ayna

İnsanı Yok Etmeden Kendisiyle Yüzleştirmek

Ayna, insanın kendisini görmesini temsil eder; fakat ayna insanın yüzüne şefkatle tutulursa farkındalık doğurur, kırmak için tutulursa utanç ve kaçış üretir. Merhametli doğru, insana kendisini gösteren ama onu yok etmeyen aynadır.

Dil

Dua da Olabilen, Yara da Açabilen Emanet

Dil, yalnız konuşma aracı değil, insanın kalbinde iz bırakan büyük bir ahlâk alanıdır; dil dua da olabilir, yara da olabilir, nasihat de olabilir, hüküm de olabilir, emanet de olabilir, ihanet de olabilir.

Dikiş

Sözün Açtığı Yeri Onarma Sorum­luluğu

Dikiş, edep, telafi, özür ve sözün açtığı yeri yeniden toparlama sorum­luluğudur; insan bazen “Ben doğruyu söyledim” diyerek gider, fakat hakikati merhametsiz taşıdığı için açtığı yarayı dikme sorum­luluğundan kaçamaz.

Yakınlık, Din Dili, Hukuk ve Sosyal Medya Aynasında Doğrunun Kalpsizleşmesi

Kitabın en güçlü damarlarından biri, yakınların bildiği yerden vurmasının insanda açtığı derin yaradır; yabancı insan çoğu zaman dışarıdan bakar ve yüzeydeki kusuru görür, fakat yakın insan hatanın ardındaki korkuyu, yorgunluğu, mahcu­biyeti, kırılganlığı ve çocukluktan taşınan sızıyı da bilir.

Din dilinde merhametsiz doğrular ele alınırken din hedef alınmaz; tam tersine, dinin merhamet, adalet, emanet, kul hakkı, tevazu, hikmet ve edep yüklediği hatırlatılır. Eleştirinin hedefi, kutsal hakikatleri nefis, öfke, yargılama, dışlama ve tahakküm için kullanan insan dilidir.

Hukuk, adalet ve hüküm alanında ise adaletin iptali değil, adaletin merhametten, insan haysiyetinden ve telafi imkânından koparılmaması anlatılır; çünkü bir insanın dosyası olabilir, fakat insan dosyasından ibaret değildir.

Hakikat susturulursa insan çürür; fakat hakikat merhametsizliğin eline verilirse insan kırılır.

9 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Bu kitap için 9 kısım / 45 bölüm yapısı tercih edilmiştir; çünkü konu tek bir ahlâkî başlıktan doğmasına rağmen aile, eğitim, din dili, hukuk, sosyal medya, dostluk, evlilik, çocukluk, kurumlar, entelektüel kibir ve iç muhasebe gibi geniş alanlara uzanır.

Birinci Kısım

Doğrunun Kalbi Var mıdır?

Doğruluk yalnız bilgi, hüküm, tespit veya çıplak gerçek olarak değil, hakikatin insan hayatına hangi kalple indirildiği üzerinden sorgulanır.

İkinci Kısım

Doğruyu Söylerken İnsanı Kaybetmek

Ailede, dostlukta, evlilikte, ebeveynlikte ve gündelik hayatta doğru adına insanın nasıl kaybedildiği anlatılır.

Üçüncü Kısım

Hakikat Adına Kurulan Kibir

Bilgi, haklılık, eleştiri ve sertlik üzerinden insanın doğruyu üstünlük aracına dönüştürmesi işlenir.

Dördüncü Kısım

Din Dilinde Merhametsiz Doğrular

Kutsal hakikatlerin nefis, öfke, dışlama ve tahakküm için kullanıldığı insan dili dikkatle sorgulanır.

Beşinci Kısım

Hukuk, Adalet ve Kalpsiz Hükümler

Adaletin merhametten, insan haysiyetinden, telafi imkânından ve hikmetten koparılmaması gerektiği anlatılır.

Altıncı Kısım

Sosyal Medya Çağında Merhametsiz Doğrular

Yorum sertliği, ifşa kültürü, linç, parçalı bilgi, mahre­miyetin yok edilmesi ve kalabalığın acımasız doğruculuğu ele alınır.

Yedinci Kısım

Eğitimde, Kurumlarda ve Toplumsal Hayatta Kalpsiz Doğrular

Öğretmen, yönetici, kurum, akademi, aile büyükleri ve toplum dili üzerinden hakikatin nasıl taşındığı gösterilir.

Sekizinci Kısım

Merhametsiz Doğruların Yaraladığı İnsan

Sert cümlelerin iç sese dönüşmesi, utançla terbiye edilen ruhlar ve kendini eksik sananların sessizliği anlatılır.

Dokuzuncu Kısım

Merhametli Hakikatin Yolu

Hakikati merhametle taşımanın söz ahlâkı, niyet arınması, zaman bilgisi ve haysiyet koruyan yüzleşme ilkeleri kurulur.

45 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Doğruyu Söylemek Her Zaman Haklı Kılar mı?
  2. Cümlenin Doğrusu, Kalbin Yanlışı
  3. Hakikat ile Sertlik Aynı Şey Değildir
  4. Doğruyu Silah Gibi Kuşananlar
  5. Merhamet, Doğrunun Düşmanı Değildir
  6. Yakınların Bildiği Yerden Vurması
  7. Aile İçinde Hakikat Adına Kurulan Mahkemeler
  8. Eşler Arasında Biriken Keskin Cümleler
  9. Çocuğa Söylenen Merhametsiz Doğrular
  10. Dostlukta Doğru Söylemek mi, Dostu Ezmek mi?
  11. Bilen İnsanın Merhametsizleşmesi
  12. Haklılık Sarhoşluğu
  13. Eleştiriyi Ahlak Zannedenler
  14. “Ben Böyleyim” Diyen Sertlik
  15. Hüküm Vermeyi Hakikat Sanmak
  16. Ayeti Taşımak mı, Ayetle Ezmek mi?
  17. Günahı Söylerken Günah İşlemek
  18. Tövbe Kapısını Dilimizle Kapatmak
  19. Nasihatin Nefse Hizmet Etmesi
  20. Merhametsiz Dindarlığın Soğuk Gölgesi
  21. Adalet Merhametsiz Olunca Ne Kalır?
  22. Dosyaya Sığmayan İnsan
  23. Toplumun Mahkeme Salonuna Dönüşmesi
  24. Ceza ile İntikam Arasındaki İnce Çizgi
  25. Doğru Karar, Yanlış Kalp
  26. Yorum Satırlarında Öldürülen Haysiyet
  27. İfşa Kültürünün Karanlık Zevki
  28. Linç: Kalabalığın Merhametsiz Doğruculuğu
  29. Kesilmiş Cümlelerle Kurulan Hükümler
  30. Beğeni Alan Acımasızlık
  31. Öğretmenin Dilindeki Kader Cümleleri
  32. Yönetici Aklın Soğuk Hakikati
  33. Akademik Kibrin İnceliksiz Dili
  34. Kurumsal Doğruların Ezdiği İnsan
  35. Toplumun Başarı Adına Söylediği Acımasız Sözler
  36. İç Sese Dönüşen Yaralayıcı Cümleler
  37. Utançla Terbiye Edilen Ruhlar
  38. Değişmeye Korkarak Başlayan İnsan
  39. Kendini Hep Eksik Sananların Sessizliği
  40. Yarayı Hakikat Sanmak
  41. Doğruyu Söylemeden Önce Kalbi Yoklamak
  42. Zamanı Gelmemiş Doğru da Yıkabilir
  43. Haysiyeti Koruyan Yüzleşme
  44. Merhametli Hakikat: Ne Yalan, Ne Zulüm
  45. Doğrunun Kalbine Merhameti Geri Çağırmak

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız başkalarının merhametsiz doğruculuğunu görmüş olmayacak; kendi diline, kendi haklılık sarhoşluğuna, kendi eleştiri alışkanlığına, kendi sosyal medya yorumlarına, kendi aile içi cümlelerine, kendi nasihatlerine, kendi öğrencisine, çocuğuna, eşine, dostuna ve çalışanına söylediği sözlere doğru ağır ve sükûnetli biçimde dönecektir.

Bu eser, okura “doğruyu söyleme” demez; aksine doğruyu daha temiz, daha ölçülü, daha hikmetli, daha haysiyet koruyucu, daha insan onuruna riayet eden ve daha iyileştirici bir kalple söylemeye çağırır.

Doğrunun kalbine merhameti geri çağırmak, hakikati zayıflatmak değil; hakikatin insanı ezen bir bıçak olmaktan çıkıp, yarayı temizleyen, haysiyeti koruyan, yüzleşme kapısını açık tutan ve insanı yeniden ayağa kaldıran bir emanet hâline gelmesine izin vermektir.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...