Yaranın Kandili

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Yaranın Kandili Hz. Eyyûb Kıssasından Acı, Sabır, Edep, Dua ve Tesli­miyet Ahlakına

“Yaranın Kandili”, insanın canı yanarken dilini, kalbini, duasını, edebini ve kulluk haysi­yetini nasıl koruyabileceğini Hz. Eyyûb kıssasının derin, mahcup, ağırbaşlı ve çağlar üstü aynasında okumaya hazırlanan büyük bir vicdan kitabıdır.

10Ana Kısım
50Bölümlük Eyyûbî Sabır Haritası
YaraAcı, Kayıp ve Mahcu­biyet
KandilDua, Edep ve Tesli­miyet

Eserin Kalbine Açılan Büyük Soru

Bu eser, yalnızca Hz. Eyyûb’un hastalık, kayıp ve sabır imtihanını anlatan klasik bir kıssa kitabı değildir; insanın bedeniyle, kayıplarıyla, yalnız­lığıyla, itibarıyla, duasının gecikmiş gibi görünmesiyle, çevresinin dağılmasıyla, içindeki vesveselerle, sabrın yanlış anlaşılmasıyla, acının insanı isyana mı yoksa edebe mi taşıdığıyla ve yaranın karan­lık içinde nasıl bir kandile dönüşebileceğiyle ilgili büyük bir vicdan kitabıdır.

Burada yara yalnız bedendeki hastalık değil; insanın kalbinde taşıdığı kayıp, evlat hasreti, mahcu­biyet, yoksun­luk, terk edilmişlik, haksızlık, itibarsız­laştırılma, yalnız bırakılma, uzun süren imtihan, görün­meyen ağrı, ekonomik çöküş, aile dağılması, ilişkisel terk ediliş ve insanın kendi içinde kanayan bütün mahrem yerlerin toplam sembolüdür.

Yara insanı karanlığa da çevirebilir, kandile de; Eyyûbî sabır, acının yokluğu değil, acının içinde Allah’a karşı edebini, insana karşı merha­metini ve kendine karşı haysi­yetini kaybetmemektir.

Acıyı Kutsamadan Acının İçindeki Terbiyeyi Görmek

Bu kitap, acıyı roman­tize eden, hastalığı yücelten, kaybı kolayca anlam­landıran veya yaralı insana aceleyle “sabret” diyerek onun yükünü hafiflettiğini zanneden bir kitap değildir; çünkü acı tek başına insanı büyütmez, bazı insanlar acıdan kin, öfke, kabuk, kırgınlık ve isyan çıkarırken, bazıları aynı acının içinden merha­met, derinlik, edep ve tesli­miyet çıkarabilir.

Bu yüzden eser, acının kendisini değil, acı karşısında insanın neye dönüştüğünü merkeze alır; insan yarasını karanlığa da çevirebilir, kandile de ve aynı kayıp bir kalbi Allah’a daha mahrem bir yerden yaklaştırabilirken, başka bir kalbi kaderle kavga eden, insanlara öfke saçan ve kendisini bütünüyle yarasıyla tarif eden bir karanlığa da sürükleyebilir.

Eserin Ana Sembolleri

Yara

Bedenin ve Kalbin Kanayan Yeri

Yara, yalnız bedendeki hastalık değildir; insanın kalbinde taşıdığı kayıp, yalnız­lık, mahcu­biyet, haksızlık, evlat hasreti, itibarsız­laştırılma, kırgınlık ve uzun imtihanların ortak sembolüdür. İnsan her yarayı seçemez; fakat yarasının içinde hangi dile, hangi duaya, hangi edebe ve hangi yöne tutunacağını yoklayabilir.

Kandil

Acının İçinde Sönmeyen Dua Işığı

Kandil, yaranın içinde sönmeyen dua, edep, sabır, tesli­miyet, tevekkül, merha­met, haysi­yet ve karanlığa teslim olmayan kulluk bilincidir; insan yarasına yalnız karan­lık taşırsa o yara içini büyüten bir geceye dönüşür, fakat yarasının içinde dua, edep ve tesli­miyet korursa o yara karan­lıkta yanmaya devam eden bir kandil hâline gelir.

Su

Rahmetin Beklenmeyen Yerden Açılması

Su, şifa, rahmet, arınma, serinlik ve Allah’ın beklenmeyen yerden açtığı kapının sembolüdür; ayağın altından çıkan su, uzaklarda aranan rahmetin bazen yakında saklandığını, kulun kendi payına düşen küçük adımı attığında şifanın Allah’ın dilediği yerden açılabileceğini hatırlatır.

Eş ve Sadakat

Yaranın Yanında Kalma Ahlakı

Eş, dost ve yol arkadaşı, yaranın yanında kalma ahlakının sembolüdür; sevgi yalnız güzel günlerde söylenen bir söz değil, imtihan uzadığında insanı yük gibi hissettirmeden, haysi­yetini koruyarak, acısını tüketmeden ve varlığıyla onu yalnız­lık karanlığına bırakmadan yanında durabilme emeğidir.

Şikâyet ile Dua Arasındaki İnce Eşik

Bu kitabın en içli damarlarından biri, Hz. Eyyûb’un duasındaki edep etrafında şekillenir; “Bana zarar dokundu; Sen merha­metlilerin en merha­metlisisin” ruhu, acıyı inkâr etmeyen fakat acıyı öfkeye dönüştürmeyen, talep eden fakat buyurmayan, yarayı gösteren fakat Rabbini acısının sanığı yapmayan büyük bir kulluk dilidir.

İnsan acısını Allah’a arz edebilir; bu şikâyet değildir. İnsan ağlayabilir, sarsılabilir, canının yandığını söyleyebilir, derdini Rabbine açabilir ve merha­metin sahibine mahcup bir kalple sığınabilir. Fakat insan acısını Allah’a karşı delil hâline getirdiğinde, kaderi düşmanlaştırdığında, duasının gecikmesini unutulmuşluk gibi okuduğunda ve kalbinin kıblesi sığınmaktan suçlamaya döndüğünde, şikâyet başka bir karanlığa dönüşmeye başlar.

Dua, yaranın Allah’a açılan kapısıdır; insan acısını Rabbine arz eder, fakat Rabbini acısının sanığı yapmaz.

10 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Bu eser, nimet zamanında insanın asıl yüzünden nimetin çekilişi ve ilk geceye, bedenin yaraya dönüştüğü yerden insanlar çekilince kalan hakikate, şikâyet ile dua arasındaki ince eşikten vesvesenin karan­lık fısıltısına, ayağını yere vurmak sembolüyle sabır ve gayretin buluştuğu yerden sadakat, eş ve yaranın yanında kalma ahlakına, rahmetin iadesi ve imtihandan sonraki insandan Eyyûbî sabrın çağımıza vasiyetine kadar uzanan 10 kısım / 50 bölüm yapısıyla kurulmaktadır.

Birinci Kısım

Nimet Zamanında İnsanın Asıl Yüzü

Hz. Eyyûb kıssası yalnız hastalık ve sabırdan başlatılmaz; nimet, şükür, sağlık, itibar ve emanet bilinci üzerinden yaranın çoğu zaman yara gelmeden önceki ahlakla hazırlandığı gösterilir.

İkinci Kısım

Nimetin Çekilişi ve İlk Gece

İnsanın sahip olduğu şeyler birer birer çekildiğinde, dışarıdaki eksilmenin yanında kalbin neye yaslandığını açığa çıkaran büyük bir iç deprem yaşanır.

Üçüncü Kısım

Bedenin Yaraya Dönüştüğü Yer

Hastalık, görün­meyen ağrı, beden mahcu­biyeti, aynada kendini tanıyamamak ve başka­sına muhtaç kalmanın haysi­yet sınavı Eyyûbî tesli­miyetle okunur.

Dördüncü Kısım

İnsanlar Çekilince Kalan Hakikat

Refah günlerinin kalabalığı ile dar günlerin sessizliği ayrışır; yara uzadıkça insanların sabrı kısalır ve yanında kalan insanın değeri görünür hâle gelir.

Beşinci Kısım

Şikâyet ile Dua Arasındaki İnce Eşik

Hz. Eyyûb’un duasındaki mahcup edep, acıyı inkâr etmeden fakat Rabbini suçlamadan Allah’a arz edebilmenin kulluk inceliğini öğretir.

Altıncı Kısım

Vesvesenin Karan­lık Fısıltısı

İmtihan uzadığında “unutuldun”, “duan kabul olmadı” ve “bu kadar sabır neye yaradı” diyen iç sesler belirir; kitap bu sesleri mahkûm etmeden teşhis eder.

Yedinci Kısım

Ayağını Yere Vurmak: Sabır ve Gayretin Buluştuğu Yer

Sabır yerinden hiç kımıldamamak değildir; kul dua eder, teslim olur, tedbir alır, yardım ister ve kendisine emredilen küçük ama gerekli adımı atar.

Sekizinci Kısım

Sadakat, Eş ve Yaranın Yanında Kalma Ahlakı

Sevgi, güzel günlerde söylenen sözden çok yara zamanında verilen emekle anlaşılır; fakat sadakat hiçbir zaman zulme katlanma veya kendini yok etme çağrısına dönüştürülmez.

Dokuzuncu Kısım

Rahmetin İadesi ve İmtihandan Sonraki İnsan

Şifa, iade, rahmet ve toparlanma yalnız “ne geri geldi?” sorusuyla değil, “insan o yaradan sonra neye dönüştü?” sorusuyla ele alınır.

Onuncu Kısım

Yaradan Kandile: Eyyûbî Sabrın Çağımıza Vasiyeti

Sabır, dua, edep, tesli­miyet, beden, yara, eş sadakati, çevre, vesvese, şifa, rahmet ve iade temaları modern çağın insanına ağır ama temiz bir vasiyet olarak sunulur.

50 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Yara Gelmeden Önceki İnsan
  2. Nimetin İçinde Saklı İmtihan
  3. Genişlik Günlerinde Şükür Ahlakı
  4. Sağlık Varken Bedenin Emanet Olduğunu Bilmek
  5. Nimetin Sahibine Razı Olan Kalp
  6. Kaybın İlk Sarsıntısı
  7. Elinden Giden Şey Senin Rabbin Değildi
  8. Evlat, Mal ve İtibar Çekilince Kalpte Ne Kalır?
  9. İlk Gecede Dilin İmtihanı
  10. Kaybeden İnsan mı, Açığa Çıkan İnsan mı?
  11. Beden Susmadığında Ruh Nasıl Konuşur?
  12. Hastalık, İnsanın Sahiplik İddiasını Kırar
  13. Yara, Aynada Kendini Tanıyamamaktır
  14. Başkasına Muhtaç Kalmanın Mahcu­biyeti
  15. Yaranın İçindeki Kandil
  16. Geniş Günlerin Kalabalığı, Dar Günlerin Sessizliği
  17. Yara Uzadıkça İnsanların Sabrı Kısalır
  18. Yakınların Bakışı Yarayı Büyütebilir
  19. Yaranın Yanında Kalan İnsan
  20. Herkes Gidince Allah Gitmez
  21. Acını Allah’a Arz Etmek Şikâyet Değildir
  22. “Bana Zarar Dokundu” Diyebilmenin Edebi
  23. Şikâyet, Kalbin Kıblesini Değiştirince Başlar
  24. Dua, Yaranın Göğe Açılan Penceresidir
  25. Dilin Sustupu Kalbin Secdeye Gittiği Yer
  26. İmtihan Uzadığında Vesvese Konuşmaya Başlar
  27. “Unutuldun” Diyen İç Ses
  28. Sabırsızlık, Yaranın Etrafında Dolaşan Ateştir
  29. Şeytan, Acıyı Allah’a Karşı Delil Yapmak İster
  30. Kandili Söndürmeyen Kalp
  31. Sabır, Yerinden Hiç Kımıldamamak Değildir
  32. Şifa Bazen Ayağının Altındaki Topraktadır
  33. Yere Vurulan Ayak, Göğe Açılan Kapı
  34. Yıkanmak: Yaranın Üzerinden Geçen Rahmet
  35. Şifa Gelince Gece Unutulmaz, Anlamı Değişir
  36. Refahın Dostu Çoktur, Yaranın Dostu Azdır
  37. Eş, Yaranın Yanında Kalan İnsan mıdır?
  38. Sevgi, Yük Gibi Hissettirmemektir
  39. Zor Günün Sadakati, Güzel Günün Sözünden Büyüktür
  40. Yaranın Yanında Kalanlar da İmtihandadır
  41. Rahmet Geri Geldiğinde İnsan Eski İnsan Kalır mı?
  42. İade Edilen Nimet, Yeniden Verilen Emanettir
  43. Şifadan Sonra Şükür, Geceden Sonra Vefa
  44. Acıdan Geçen Kalbin Merha­meti
  45. Kandili Başkasının Gecesine Taşımak
  46. Yara Seni Tanımlamaz, Yaraya Verdiğin Cevap Tanımlar
  47. Sabır, Karanlığa Razı Olmak Değil, Kandili Korumaktır
  48. Dua, İnsanın Kendi Acısından Daha Büyük Bir Kapıya Yönelmesidir
  49. Eyyûbî Edep: Can Yanarken Haddi Bilmek
  50. Yaranın Kandili

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız Hz. Eyyûb’un sabrını öğrenmiş olmayacak; kendi bedenine, kendi kaybına, kendi uzun gecesine, kendi duasına, kendi diline, kendi vesvesesine, kendi yalnız­lığına, kendi çevresinin dağılışına, kendi yanında kalanlara ve kendi yarasının içinde hangi kandili yakacağına doğru ağır, mahcup ve sükûnetli bir iç yüzleşmeye çağrılmış olacaktır.

Bu eser, acının içinde karanlığa teslim olmamaya, yarayı kimliğin tamamı hâline getirmemeye, çevre dağıldığında Allah tarafından terk edildiğini sanmamaya, dua ederken edebi kaybetmemeye, sabrı pasif bekleyişe çevirmemeye ve insanın canı yanarken bile haysi­yetini, merha­metini ve kulluk çizgisini koruyabileceğini hatırlatmaya yönelir.

Yara insanın karanlığı olabilir; fakat dua, edep ve tesli­miyet o yaranın içine bir kandil yakarsa, insan artık yalnız acı çekmiş biri değil, acısının içinden Rabbine yol bulmuş biri olur.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...