Kendine Dönen Pusula

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Kendine Dönen Pusula Yönünü Kaybeden Çağın İç Kıble, Vicdan ve Hakikat Arayışı

“Kendine Dönen Pusula”, modern insanın yalnız dış dünyada yolunu kaybetmesini değil, kendi içinde yönünü, merkezini, sesini, vicdanını, nasip bilincini, mahcu­biyetini, iç kıblesini ve var­oluş sebebini kaybetmesini anlatan derin bir iç istikamet kitabı olarak hazırlanmaktadır.

10Ana Kısım
50Bölümlük İstikamet Haritası
550–700Sayfa Hedefi
1İç Kıble Çağrısı

Eserin Kalbine Açılan Büyük Mesele

Bu eser, insanın kendisine dönüşünü çağın kolay tüketilen kişisel gelişim cümleleriyle, “önce ben” diyen yüzey­sel bir benlik savunusuyla, herkesten kopmayı özgürlük sanan aceleci bir içe kapanışla veya yaralarını gerekçe göstererek başkalarının hakkını yok sayan narsis­tik bir rahatlama diliyle ele almaz; aksine kendine dönmenin nefsine dönmek değil hakikatine dönmek, arzularını kutsamak değil vicdanını duymak, insanlardan kaçmak değil kendini kaybetmeden insanlarla bağ kurmak, dünyadan çekilmek değil dünyanın içinde iç merkezini korumak olduğunu anlatır.

“Kendine Dönen Pusula”nın merkezinde şu ağır mesele durmaktadır: İnsan dışarıdaki bütün yolları öğrense, bütün haritaları ezberlese, bütün ekranlara bağlansa, bütün kalaba­lıklara karışsa, bütün hedeflere koşsa ve çağın kendisine sunduğu bütün imkânları tüketse bile, kendi iç pusulası hakikate, vicdana, merhamete, nasip bilincine ve Allah’ın kendisine emanet ettiği asıl yola dönmedikçe, vardığı her yer biraz daha uzaklaşmış bir kendilik hâline gelebilir.

Pusula kendine döndüğünde insan bencilleşmez; aksine hangi yola niçin çıktığını, kime ne kadar yaklaşacağını, nerede duracağını, hangi acıdan ne öğrenmesi gerektiğini ve hangi hakikate doğru yürümesi gerektiğini yeniden hatırlar.

Kendine Dönmek Kaçmak Değil, Hatırlamaktır

Bu kitapta pusula, yalnız yön gösteren bir araç değil, insanın hayatı hangi merkeze göre yaşadığını, hangi sesi rehber edindiğini, hangi acının kendisini yönettiğini, hangi alkışın vicdanını bastırdığını, hangi korkunun kararlarını belirlediğini, hangi kıyasın nasibini gölgelediğini ve hangi hakikatin onu hâlâ toparlayabilecek kadar diri kaldığını gösteren güçlü bir iç semboldür.

Modern çağ insana daha fazla seçenek, daha fazla bağlantı, daha fazla görün­ürlük, daha fazla hız, daha fazla hedef ve daha fazla uyarıcı sunarken, çoğu zaman onun iç odasını sessizce kapatır; insan haberlerden haberlere, ekranlardan ekranlara, ilişkilerden ilişkilere, işlerden işlere ve hedeflerden hedeflere doğru savrulurken kendi kalbinin en derin cümlesini duyamaz hâle gelir.

Eserin Ana Damarları

İç Pusula

Dışarıya Döndükçe İçeride Kaybolan İnsan

Pusula dışarıdaki her sese, her alkışa, her korkuya, her beklentiye, her kıyasa, her geçici hedefe, her güçlü insana, her toplumsal baskıya ve her ekran çağrısına döndüğünde insanın içinde sabit bir kuzey kalmaz; insan çok hızlı yürüyebilir, çok şey başarabilir, çok yere varabilir, fakat nereye niçin gittiğini bilmiyorsa, hızı ilerleme değil kaybo­luşu büyüten bir gürültü olur.

Vicdan

İnsanın İç Kıblesi

Vicdan yalnız iç ses, duygu­sal hassasiyet veya kişisel rahatlık değildir; insanın doğruyu, haksızlığı, mahcu­biyeti, sınırı, emaneti, kul hakkını ve Allah karşısındaki sorum­luluğunu duyan derin bir yön tayin merkezidir. Vicdan susmuşsa bilgi, tecrübe ve akıl bile insanı doğru yola değil, daha ustaca gerekçe­lendirilmiş yanlışlara götürebilir.

Nasip

Başkasının Takviminde Yorulan Kalp

İnsan kendisine açılmayan bir kapıyı kendi değersizliği, başkasına açılan kapıyı kendi mağlubiyeti, geciken bir sonucu ise kendi hayatının eksikliği gibi okuduğunda başkasının takviminde yorulmaya başlar; oysa her yol herkese aynı zamanda açılmaz, her kapalı kapı ceza değildir ve bazen insanı koruyan şey, zamanında sandığı bir kapının geç açılmasıdır.

Sevgi

Kendini Kaybetmeden Sevmek

Sevmek kendinden vazgeçmek, sınırlarını silmek, sürekli feda­kârlık yaparak değer kazanmaya çalışmak veya başkasının kalbinde ev ararken kendi içinde evsiz kalmak değildir; sevmek, insanın kendisini karşı tarafa haysiyetle, emanet bilinciyle ve sınırlarını koruyarak açmasıdır.

Dua, Ölüm ve İç Kıblenin Yeniden Kuruluşu

Bu kitapta dua, dağılmış pusulanın yeniden merkeze dönmesi olarak görülür; insan dua ettiğinde yalnız bir şey istemez, aynı zamanda aczini kabul eder, kalbinin dağınıklığını toparlar, neyi istediğini ve neyin hayır olduğunu yeniden düşünür, kendi gücünün sınırını görür ve ibresini arzuların dağınıklığından hakikatin merkezine çevirmeye başlar.

Ölüm ve fanilik bilinci de eserin en sert ve en arındırıcı hakikatlerinden biri olarak durur; çünkü insan çoğu zaman neyin önemli olduğunu unutur, kırgınlıkları büyütür, hırsları kutsar, eşyayı çoğaltır, makamı mutlak­laştırır, gururunu korur, özrü erteler ve sevgiyi geciktirir. Ölüm, bütün bu sahte merkezleri dağıtan en ciddi hakikattir ve bu kitap ölüm bilincini karamsarlık değil, hayatın pusulasını yeniden doğru yöne çeviren ağır bir iç muhasebe olarak ele alır.

Kendine sahici biçimde dönen insan kendinde kalmaz; kendisini var eden hakikate, vicdana, merhamete ve Rabbine doğru açılır.

10 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Planlanan yapı, yönünü kaybeden insanın iç dağınıklığından çağın parçaladığı merkeze, kendinden kaçmanın ince yollarından vicdanın iç kıble oluşuna, yol ve nasip meselesinden ilişkilerde kendini kaybetmeden sevmeye, inanç ve anlam arayışından emek, üretim ve iz bırakma sorum­luluğuna, kırılmalardan yön çıkarmaktan pusulanın yeniden hakikate dönmesine kadar geniş bir vicdan haritası kurmaktadır.

Birinci Kısım

Yönünü Kaybeden İnsan

Modern insanın yolları, imkânları, bağlantıları, ekranları ve seçenekleri çoğaldıkça kendi iç yönünü nasıl kaybettiği anlatılır.

İkinci Kısım

Çağın Dağıttığı İç Merkez

Hız, ekran, kıyas, tüketim, performans, başarı baskısı ve görün­ürlük arzusunun insanı içeride nasıl yönsüzleştirdiği işlenir.

Üçüncü Kısım

Kendinden Kaçmanın İnce Yolları

Çalışmak, meşgul olmak, güçlü görünmek, acıyı bastırmak ve başkalarını suçlamak gibi kendinden kaçış biçimleri açılır.

Dördüncü Kısım

Vicdan: İnsanın İç Kıblesi

Vicdan, yalnız iç ses değil; insanın doğruyu, mahcu­biyeti, kul hakkını, emaneti ve Allah karşısındaki sorum­luluğunu duyan iç kıble olarak kurulur.

Beşinci Kısım

Yol, Nasip ve Kendi Zamanına Razı Olmak

Kapılar, gecikmeler, bekleyişler, kırılmalar ve insanın başkasının takviminde yorulmadan kendi zamanına razı olması anlatılır.

Altıncı Kısım

İlişkilerde Kendini Kaybetmeden Sevmek

Sevgi, sınır, haysiyet, emanet bilinci, duygu­sal bağım­lılık, mem­nun etme yorgunluğu ve merhametin kendini tüketmeye dönüşmemesi işlenir.

Yedinci Kısım

İç Kıble, İnanç ve Anlam

Kendine dönüş, psikolojik farkındalığın ötesine geçerek dua, sabır, ölüm, kulluk, hikmet ve yaratılış sorum­luluğuyla buluşur.

Sekizinci Kısım

Emek, Üretim ve Kendi İzini Bırakmak

Kendine dönen insanın emeğini, sözünü, hizmetini, üretimini ve geride bırakacağı ruhu nasıl sahici hâle getireceği anlatılır.

Dokuzuncu Kısım

Kırılmalardan Yön Çıkarmak

Yas, yalnızlık, ihanet, enkaz, kayıp ve büyük sarsıntıların insanı yalnız dağıtmak zorunda olmadığı, yeni bir istikamete çağırabileceği gösterilir.

Onuncu Kısım

Pusulanın Yeniden Hakikate Dönmesi

Sadeleşme, iç düzen, dünyaya daha doğru dönüş, ömür muhasebesi ve ibrenin hakikate açılmasıyla kitap tamamlanır.

50 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Pusula Dışarıya Döndükçe İnsan İçeride Kaybolur
  2. Kendine Dönmek Kaçmak Değil, Hatırlamaktır
  3. Kalabalığın Ortasında Kendi Sesini Kaybetmek
  4. Başkasının Haritasıyla Kendi Yolunu Bulamazsın
  5. Yönünü Yitiren Kalp, Her Çağrıyı Yol Sanır
  6. Hızlanan Dünya, Yavaşlayan Ruh
  7. Ekran Açıldıkça İç Oda Kapanıyor
  8. Kıyas, Çağın Görün­meyen Zehridir
  9. Tükettiği Şeylerle Kendini Tamamlamaya Çalışan İnsan
  10. Alkışın Yönettiği Hayat, Vicdanın Sesini Kısar
  11. İnsan En Çok Kendisinden Kaçarken Yorulur
  12. Güçlü Görünmek, Bazen Kırık Yerini Saklamaktır
  13. Başkalarını Suçlayarak Kendini Duyamazsın
  14. Meşguliyetin İçine Gömülen Acılar
  15. Aynaya Bakmadan Yola Çıkan, Yolun Ortasında Kendine Çarpar
  16. Vicdan Susarsa Pusula Döner Ama Yol Bulmaz
  17. Mahcu­biyet, Kaybolmamış Kalbin Son Işığıdır
  18. Doğru Yol, Kalbin Rahat Ettiği Yol Değil, Vicdanın Şahit Olduğu Yoldur
  19. İnsan Kendini En Çok Kul Hakkında Tanır
  20. İç Kıblesini Kaybeden İnsan, Her Yöne Secde Eder
  21. Her Yol Herkese Açılmaz, Her Kapı Herkese Kapanmaz
  22. Geç Kalmak Bazen Yanlış Yola Erken Girmemektir
  23. Kendi Zamanına Razı Olmayan, Başkasının Takviminde Yorulur
  24. Kaybolduğunu Sandığın Yer, Bazen Yönünün Değiştiği Yerdir
  25. Yolun Kendisi de İmtihandır, Varış da
  26. Sevmek, Kendinden Vazgeçmek Değil Kendini Emanet Etmektir
  27. Başkasının Kalbinde Ev Ararken Kendi İçinde Evsiz Kalmak
  28. Sınır Koymak, Sevgiyi Azaltmak Değil Haysiyeti Korumaktır
  29. Herkesi Memnun Etmeye Çalışan, Kendi Kalbini Yetim Bırakır
  30. Kendini Kaybetmeden Merhametli Kalmak
  31. İnsan Kendine Dönerken Aslında Rabbine Yaklaşır
  32. Dua, Dağılmış Pusulanın Yeniden Merkeze Dönmesidir
  33. Sabır, Yolda Kalmayı Öğreten İç Disiplindir
  34. Ölüm, Hayatın Pusulasını En Sert Düzelten Hakikattir
  35. İç Kıblesi Olmayanın Dış Başarısı Yetmez
  36. Kendini Bulan İnsan, Emeğini de Bulur
  37. Başarı Değil, İz Bırakmak Meselesi
  38. Kendi Sözünü Bulmadan Çok Konuşmak, Gürültüyü Artırır
  39. Faydalı Olmak, Kendini Tüketmek Değildir
  40. İnsan, Arkasında Kalan Eserle Değil, Eserde Kalan Ruhla Yaşar
  41. Kırıldığın Yer, Yönünü Kaybettiğin Yer Olmak Zorunda Değil
  42. Yas, Ruhun Yavaş Yavaş Yolunu Yeniden Öğrenmesidir
  43. Yalnızlık, Kendinden Kaçanın Cezası Değil, Kendine Dönenin Eşiği Olabilir
  44. İhanet, İnsanın Güven Pusulasını Kırar; Fakat Hakikati Tamamen Öldürmez
  45. Enkazdan Çıkan İnsan, Eski Evin Aynısını Kurmak Zorunda Değildir
  46. Sadeleşmek, Hayattan Eksilmek Değil Yönünü Temizlemektir
  47. Kendi İçinde Düzen Kuramayan, Dışarıdaki Hayatı Taşıyamaz
  48. Kendine Dönen İnsan, Dünyadan Kopmaz; Dünyaya Daha Doğru Döner
  49. Bir Ömür, İbrenin Nereye Döndüğüyle Anlaşılır
  50. Pusula Kendine Döndüğünde Yol Hakikate Açılır

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız modern çağın hızını, ekranını, kıyasını, başarı baskısını ve kalabalık yalnızlığını görmüş olmayacak; kendi iç pusulasının hangi seslere döndüğünü, hangi alkışlarda vicdanının kısıldığını, hangi ilişkilerde kendisini kaybettiğini, hangi acıları meşguliyetin içine gömdüğünü, hangi kapıları geç kaldığı için değil belki korunduğu için kaçırdığını, hangi sınırları sevgi zannıyla yok ettiğini ve hangi hakikate doğru yeniden yürümek zorunda olduğunu düşünecektir.

Bu eser, insanı yalnız içe kapatmak için değil, kendisine döndükten sonra dünyaya daha doğru, daha merhametli, daha sahici, daha sorum­lu ve daha anlamlı biçimde dönmesi için yazılmaktadır; çünkü sahici kendine dönüş insanı hayattan çekmez, onu ailesine, işine, toplumuna, okuruna, öğrencisine, dostuna, duasına, emeğine ve sorum­luluklarına daha temiz bir niyetle yeniden yerleştirir.

Pusula kendine döndüğünde insan bencilleşmez; eğer doğru dönerse, başkalarından kaçan değil, kendisini kaybetmeden insanlara yaklaşan; dünyadan kopan değil, dünyanın içinde hakikate tutunan; kendi yarasını putlaştıran değil, yarasından merhamet çıkaran; yalnız kendi rahatını değil, kendisine emanet edilen hayatın hakkını da düşünen bir yolcuya dönüşür.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...