Sabredemediğimiz Hikmet

  • Bu eser yazılmaktadır.
  • Ürün Kodu: 5NEE0UUTTX
  • Barkod: 7098522734889
  • Kategori: Yazılmakta olan Eserler
  • Stok: 20+
  • 0,00 TL
  • 0,00 TL 'den başlayan taksitlerle
WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Sabrede­mediğimiz Hikmet Hz. Musa ile Hızır Kıssasından Acele Hüküm, Görün­meyen Rahmet ve İnsan Aklının Sınırına

“Sabrede­mediğimiz Hikmet”, insanın gördüğü şeyi hakikatin tamamı sanma acele­ciliğini, bilmediği alanı yok kabul etme kibrini, henüz sonuna ulaşma­dığı süreçler hakkında kesin hüküm verme alış­kanlığını ve Allah’ın görün­meyen rahmet düzenini kendi dar bakışına sığdırmaya çalışan sabır­sız aklın iç yanılgısını Hz. Musa ile Hızır kıssasının derin ve ürpertici aynasında okumaya hazır­lanan büyük bir vicdan kitabıdır.

10Ana Kısım
50Bölümlük Hikmet Haritası
GemiGörünür Hasardaki Koruma
DuvarSaklı Emanetin Sembolü

Eserin Kalbine Açılan Büyük Soru

Bu kitap, yalnızca Hz. Musa ile Hızır arasında geçen yolculuğu yeniden anlatan bir kıssa kitabı değildir; insanın gördüğü şeyi hakikatin tamamı sanması, bilmediği şeyi yok sayması, sabredemediği süreçleri yanlış hükme bağlaması, yarım bilgiyle büyük kararlar vermesi, Allah’ın görün­meyen hikmetini kendi dar bakışına sığdırmaya çalışması ve olayların sonunu görmeden hayatı, insanı, kaderi, adaleti ve rahmeti mahkûm etmesi üzerine kurulmuş büyük bir vicdan kitabıdır.

Bu eserin merkez sorusu şudur: İnsan, henüz sonunu görmediği bir olay hakkında neden bu kadar acele hüküm verir ve bilmediği hikmeti neden kendi sabır­sız aklıyla mahkûm eder?

Sabrede­mediğimiz hikmet, çoğu zaman yanlış olduğu için değil, bizim gözümüz henüz sonunu görmediği, kalbimiz beklemeye razı olmadığı ve aklımız Allah’ın muradını kendi dar bilgisine sığdırmak istediği için ağır gelir.

Aklı Küçümsemeden, Hikmeti Ucuzlaştırmadan

Bu eser, insanı aklı terk etmeye çağırmaz; tam tersine, aklın kıymetini koruyarak aklın sınırını, bilginin mertebelerini, hüküm vermenin ahlâkını, geciken anlam karşısında sabrı, olayların görünür yüzü ile görün­meyen muradı arasındaki mesafeyi ve “Ben bilmi­yorum” diyebilmenin büyük kulluk terbiyesini anlatır.

Hz. Musa bu kitapta yalnız büyük bir peygamber olarak değil; hakikati arayan, öğrenmek isteyen, adalet hassasiyeti yüksek, gördüğü yanlış karşısında susmakta zorlanan, fakat bilginin tamamına sahip olmadığı için hikmetin önünde sabırla bekleme terbiyesinden geçmesi gereken insan aklının büyük temsilcisi olarak ele alınır.

Eserin Ana Sembolleri

Gemi

Görünür Hasarın Ardındaki Koruma

Gemi, insanın hayat düzenini, emeğini, geçimini, güvenli alanını ve geçici zarar gibi görünen korumayı temsil eder; delinen gemi ise ilk bakışta zarar, eksilme, kusur ve kayıp gibi görünse de, bazen daha büyük bir yıkımdan korunmanın acı görünen kapısıdır.

Çocuk

İnsan Aklının En Ağır Hikmet Eşiği

Çocuk meselesi, masumiyet, gelecek bilgisi, anne-baba acısı ve kaderin insan dilini susturan sırları karşısında insanın kolay konuşamayacağı en titrek eşiği temsil eder; burada acı küçültülmez, hikmet kolay açıklamaya dönüştürülmez, insanın haddi ve edebi korunur.

Duvar

Görün­meyen Emanetin Sessiz Koruması

Onarılan duvar, görün­meyen emaneti, yetim hakkını, salih anne-babanın çocuklarına kalan bereketini ve karşılığı hemen görül­meyen iyiliğin Allah katındaki saklı değerini temsil eder; insan duvarın altında saklanan hazineyi bilmediğinde iyiliğin muhatabını yanlış yerde arar.

Perde

Hakikatin Henüz Açılmamış Yüzü

Perde, insanın olayın tamamını göremeyişini temsil eder; perde kapanıkken hüküm vermek kolaydır, fakat perde açıldığında insan çoğu zaman olaydan çok kendi acele­ciliğini, eksik bilgisini ve erken konuşmuş dilinin mahcu­biyetini görür.

Acele Hüküm Çağında Kıssanın Bugünkü Sesi

Bu kitap, kıssayı eski zamanların sükûnetine bırakmaz; onu sosyal medya mahkemelerinin, kırpılmış görüntülerin, yarım bilgilerle verilen ağır hüküm­lerin, ilişkilerde ilk rüzgârda kapı kapatan aceleci kalplerin, başarıyı gecikince değersizlik sanan emek sahiplerinin, ekonomik sıkışıklıkta umudu erken gömen insanların ve adalet gecikince kaderi suçlamaya başlayan yorgun ruhların içine taşır.

İnsanlar bir fotoğrafla karakter biçiyor, bir cümleyle hayat mahkûm ediyor, bir iddiayla haysiyet yıkıyor, bir suskunlukla sevgiyi bitiriyor, bir gecikmeyle duayı terk ediyor ve bir kayıpla bütün rahmetin kapandığını sanıyor; oysa hayatın bazı sahneleri ilk bakışta açılmayan perdelerle örülüdür ve insan perde henüz kapalıyken hükmünü tamamladığında çoğu zaman hakikati değil kendi sabır­sızlığını konuşturur.

Gördüğün doğru olabilir; fakat gördüğün her şey olmayabilir.

10 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Bu eser, hikmetin eşiğinde sabır­sız insanı, Hz. Musa’nın yolculuğunda bilginin bile öğrenmeye muhtaç olduğu yeri, delinen gemide görünen zarar ile görün­meyen korumayı, çocuk meselesinde insan aklının en ağır eşiğini, onarılan duvarda saklı emaneti, hüküm verme ahlâkında bilgi, sabır ve edebi, çağın sabır­sız aklını, kayıp ve kapanan kapıların ardındaki anlamı, “Ben bilmi­yorum” diyebilmenin kulluk terbiyesini ve perde açıldığında son sözün hükme değil hikmete bırakılmasını bir araya getiren 10 kısım / 50 bölüm yapısıyla kurulmaktadır.

Birinci Kısım

Hikmetin Eşiğinde Sabır­sız İnsan

İnsanın her şeyi hemen anlamak, sonuçları hemen görmek ve bilmediği şeyi yok saymak isteyen aceleci tarafı açılır.

İkinci Kısım

Musa’nın Yolculuğu: Bilginin Bile Öğrenmeye Muhtaç Olduğu Yer

Hz. Musa’nın öğrenme talebi üzerinden bilginin tevazu, yol arkadaşlığı ve anlamadan yürüyebilme edebiyle tamamlandığı gösterilir.

Üçüncü Kısım

Delinen Gemi: Görünen Zararın Ardındaki Koruma

Görünen hasarın, bazen insanı daha büyük bir yıkımdan koruyan rahmet kapısı olabileceği anlatılır.

Dördüncü Kısım

Çocuk Meselesi: İnsan Aklının En Ağır Eşiği

Kıssanın en hassas alanı, kolay açıklamalara düşmeden, acıyı küçültmeden, edep ve haddi bilme dikkatiyle ele alınır.

Beşinci Kısım

Onarılan Duvar: Görün­meyen Emanet ve Gecikmiş Rahmet

Duvar, hazine, yetim hakkı, salih baba gölgesi ve karşılığı hemen görül­meyen iyilik üzerinden emanet ahlâkı kurulur.

Altıncı Kısım

Hüküm Verme Ahlâkı: Bilgi, Sabır ve Edep

İnsan hüküm vermeden önce neyi bildiğini, neyi görmediğini, hangi duyguyla konuştuğunu ve hangi haddi taşıdığını yoklamaya çağrılır.

Yedinci Kısım

Çağın Sabır­sız Aklı ve Hikmete Tahammülsüzlük

Hız, görünürlük, kontrol, sosyal medya, linç, ilişki aceleciliği ve hemen sonuç isteme kültürü kıssa aynasında okunur.

Sekizinci Kısım

Kayıp, Gecikme ve Kapanan Kapıların Ardındaki Anlam

Kaybedilen şeyler, geciken dualar, biten ilişkiler ve anlamı sonradan açılan yıllar kolay teselliye düşmeden işlenir.

Dokuzuncu Kısım

“Ben Bilmi­yorum” Diyebilmek: Hikmetin Terbiyesi

Bilmediğini kabul etmek, susmak, acele hükümden tövbe etmek ve hikmete sabretmenin kalbi genişleten tarafı anlatılır.

Onuncu Kısım

Perde Açılınca: Hikmetin Son Sözü

Hızır’ın açıklamaları üzerinden ilk hükmün eksikliği, her perdenin bu dünyada açılmayabileceği ve son sözün hikmete bırakılması kurulur.

50 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Sabrede­mediğimiz Hikmet
  2. Görünenle Hükmeden Aklın Aceleciliği
  3. Bilmediğini Yok Sanmak
  4. Sonunu Görmeden Verilen Kararlar
  5. Hikmetin Kapısında İlk Edep: Beklemek
  6. Bilmek, Her Şeyi Kuşatmak Değildir
  7. İlim Sahibinin Tevazusu
  8. Yol Arkadaşlığı, Nefsini Geride Bırakmayı İster
  9. “Benimle Sabredemezsin” Cümlesinin Ağırlığı
  10. Anlamadan Yürüyebilmek
  11. Delinen Gemi, Kurtarılan Hayat
  12. Kayıp Sandığın Şey Koruma Olabilir
  13. Gemiyi Delen Elin Merhameti
  14. Zalim Kralı Görmeyen İnsan
  15. Küçük Hasara Sabredemeyen Büyük Rahmeti Göremez
  16. En Ağır Soru: Çocuk ve Hikmet
  17. Masumiyet Karşısında Susmak Neden Zordur?
  18. Geleceği Bilmeyen Aklın Bugünkü Hükmü
  19. Allah’ın Koruması Bazen İnsanın Kalbini Kanatır
  20. Taşıyamadığımız Hikmetin Önünde Edep
  21. İkram Etmeyen Şehre Yapılan İyilik
  22. Duvarın Altındaki Hazine
  23. Salih Babanın Çocuklarına Kalan Gölgesi
  24. Karşılığını Görmediğin İyiliğin Hikmeti
  25. Yetimin Hakkını Korumak, Hikmetin En Sessiz Biçimidir
  26. Yarım Bilgiyle Tam Hüküm Verme Hastalığı
  27. Gördüğün Doğru Olabilir, Fakat Eksik Olabilir
  28. Adalet Hassasiyeti ile Hikmet Bilgisi Arasındaki Mesafe
  29. Acele Eden Dil, Sonradan Mahcup Olur
  30. Hükümden Önce Haddin Bilgisi
  31. Hız Çağında Hikmet Yavaş Gelir
  32. Sosyal Medya Mahkemesinde Hızlı Hüküm
  33. İlişkilerde Sonunu Beklemeden Kapı Kapatmak
  34. Başarı, Gecikme ve Görün­meyen Hazırlık
  35. Kontrol Etmek İsteyen Aklın Yorgunluğu
  36. Kapanan Kapının Ardındaki Anlam
  37. Geciken Dua Reddedilmişlik Değildir
  38. Verilmeyen Şeyin Hikmeti
  39. Giden İnsan, Kalan Hikmet
  40. Hikmeti Sonradan Anlanan Yıllar
  41. Bilmediğini Kabul Etmek, İmanın Zayıflığı Değil Edebidir
  42. Susmak, Korkaklık Değil Hikmete Saygıdır
  43. Acele Hükümden Tövbe Etmek
  44. Kendi Hayatındaki Hikmet Vesilelerini Tanımak
  45. Hikmete Sabretmek, Kalbi Genişletmektir
  46. Perde Açılınca İlk Hükmün Eksikliği Görünür
  47. Her Perde Bu Dünyada Açılmayabilir
  48. Hikmet Bilgisi İnsanı Kibre Değil Merhamete Götürür
  49. “Meğer” Diyebilmenin İç Aydınlığı
  50. Son Söz Hükmün Değil, Hikmetin Olmalı

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız Hz. Musa ile Hızır’ın yolculuğunu yeniden öğrenmiş olmayacak; kendi hayatındaki delinen gemilere, kapanan kapılara, geciken dualara, yanlış anladığı insanlara, aceleyle mahkûm ettiği ilişkilere, sonunu görmeden lanetlediği süreçlere ve yıllar sonra “meğer” diyerek dönüp baktığı acı tecrübelere doğru ağır ve sükûnetli bir yüzleşmeye çağrılmış olacaktır.

Bu eser, okura yalnızca “her şeyde bir hikmet vardır” kolaylığını söylemek için değil; her acıya hızlı açıklama üretmenin bazen merhamet­sizlik olduğunu, her kaybı hemen rahmet diye adlan­dırmanın yaralı kalbi incitebileceğini, fakat insanın ilk acı anında verdiği karan­lık hükmün de hakikatin tamamı olmayabileceğini göstermek için yazılmaktadır.

Sabrede­mediğimiz hikmet, çoğu zaman Allah’ın muradının karan­lık oluşundan değil, bizim bakışımızın dar, dilimizin aceleci, kalbimizin sabır­sız ve bilgimizin eksik oluşundan ağır gelir; insan, hikmetin önünde haddini bildiği gün, bilmediği şeylerin karan­lığında bile Rabbine güvenerek yürümeyi öğrenir.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...