Sabahın Sahibi Var

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim
Yazılmakta Olan Eserler

Sabahın Sahibi Var Gecenin En Koyu Yerinde Bile Umudu Emanet Bilenlerin Kitabı

“Sabahın Sahibi Var”, insanın kendi ömrünün en ağır gecesine düştüğünde, karan­lığın yalnızca dışarıda çöken bir vakit olmadığını; bazen kalbin içinde, bazen evin sessizliğinde, bazen mahkeme kapılarında, bazen hastane koridorlarında, bazen borcun, kaybın, hasretin, kırılmış güvenin ve geci­ken duaların arasında insanın bütün iç yollarını kapatan derin bir imtihan hâline geldiğini bilenlerin kitabıdır.

10Ana Kısım
50Bölümlük Sabah Haritası
Geceİnkâr Edilmeyen Hakikat
SabahRahmete Emanet Uyanış

Eserin Kalbine Açılan Büyük Cümle

Bu eser, okura kolay bir ferahlık vadetmek için değil, karan­lığı hafife almadan, insanın taşıdığı acıyı küçültmeden, yasın haysiyetini zedelemeden, haksızlığa uğramış kalbin yorgunluğunu aceleyle susturmadan ve umut yorgunluğunu iman eksikliği gibi görmeden, gecenin en ağır yerinde bile sabahın insan tarafından üretilen bir teselli değil, Allah’ın rahmet düzenine emanet edilmiş büyük bir hakikat olduğunu hatırlatmak için yazılmaktadır.

Sabah, yalnızca güneşin doğuşu değildir; insanın içindeki karan­lığın çözülmesi, kalbin yeniden nefes alması, hakikatin yavaş yavaş görünür hâle gelmesi, sabrın meyvesini vermesi, gayretin karşılık bulması, ilahî takdirin insanın göremediği yerlerden yol açması, kulun kendi içinde yeniden ayağa kalkması ve gecenin terbiyesinden geçerek daha temiz bir sabaha uyanmasıdır.

Gece ne kadar uzun olursa olsun, sabahı insan üretmez; sabahın sahibi vardır ve insanın vazifesi, geceyi inkâr etmek değil, sabaha ihanet etmeden geceyi taşımaktır.

Gecenin Gerçekliğini Kabul Eden Bir Umut Dili

Bu kitapta gece, inkâr edilmesi gereken basit bir karamsarlık değil; kaybın, yalnızlığın, belir­sizliğin, haksızlığın, evlat hasretinin, dost ihanetiyle kırılmış güvenin, geçim sıkıntısının, hastalığın, toplumun ortak vicdan yorgunluğunun ve insanın kendi içinde sabahı unuttuğu ağır eşiklerin adıdır.

Fakat bu eser, gecenin gerçekliğini kabul ederken geceye mutlak hüküm verme hakkı tanımaz; çünkü insanın en büyük yanılgılarından biri, geçici bir karan­lığın içinden bütün ömrüne hüküm vermesi, yorgunluğunu kaderinin tamamı sanması ve henüz sabahın vakti gelmedi diye sabahın sahibini unutmasıdır.

Eserin Ana Sembolleri

Gece

İnsanın İç ve Dış Karanlığı

Gece, insanın kayıp, haksızlık, yalnızlık, hastalık, borç, ayrılık, evlat hasreti, toplumsal çöküş, ruh yorgunluğu ve dua sessizliği içinde kendisini sabaha ait hissedemediği ağır eşikleri temsil eder; fakat gece, sabahın varlığını ortadan kaldıracak kadar kudretli değildir.

Kandil

Dışarıda Güneş Doğmadan Korunan İç Işık

Kandil, dışarıdaki güneş henüz doğmamışken insanın içinde koruduğu küçük ama kıymetli ışığı temsil eder; dua, yazı, iyilik, emek, sabır ve vicdan bu kandili besler, insanın karan­lığın tamamına teslim olmadan insan kalmasına yardım eder.

Dua

Sorumluluktan Kaçmadan Allah’a Yönelmek

Dua, insanın aczini kabul ettiği, Allah’a yöneldiği, fakat kendi dilini, elini, emeğini, kararını, özrünü, telafisini, gayretini ve ahlâkını da duasının gereğine uygun hâle getirmeye çalıştığı bir kulluk hâlidir.

Emanet

Sabahı Bekleyen Kalbin Ahlâkı

Ömür emanettir, umut emanettir, dua emanettir, acı emanettir, çocuk emanettir, kalp emanettir, bekleyiş emanettir ve sabahı bekleyen insanın en büyük imtihanı, gece boyunca bu emanetleri karan­lığın ahlâkına teslim etmemektir.

Sabır, Dua, Gayret ve Tevekkülün İç Mimarisi

“Sabahın Sahibi Var”, sabrı pasif bir bekleyişe, duayı sorum­luluktan kaçmaya, gayreti kuru bir mücadeleye, tevekkülü ise hareketsizliğe indirmeyen bir iç mimari üzerine kurulmaktadır.

Bu kitapta sabır, insanın içi kanarken kötülüğe dönüşmemesi; dua, kendi payına düşen emeği terk etmeden Allah’a yönelmesi; gayret, kapılar kapandığında bile insanın elinden gelen küçük ve temiz adımı ihmal etmemesi; tevekkül ise kulun kendi sınırlı kudretini ilahlaştırmadan, sonucunu göremediği yolda kalbini görün­meyen bir rahmet düzenine emanet edebilmesidir.

Sabahı beklemek, gecede ölmek değildir; sabahı beklemek, gece boyunca insan kalma emanetini korumaktır.

10 Kısım Üzerinden Büyük Kitap Yapısı

Planlanan yapı; insanın geceyi inkâr etmeden sabaha inanmasından gecenin insanı hangi eşiklerle sınadığına, sabrın beklemek değil dağılmamak oluşundan dua, gayret ve tevekkülün iç mimarisine, kayıp ve yas süreçlerinden zulüm, haksızlık ve adalet sabahına, aile ve ilişkilerde sabahı beklemekten toplumun ortak karan­lığına, insanın kendi sabahına hazırlanmasından ömrünü sabahın sahibine emanet edişine kadar geniş bir vicdan yolculuğu kurmaktadır.

Birinci Kısım

Geceyi İnkâr Etmeden Sabaha İnanmak

Kitap karan­lığı hafife alan bir teselli diliyle değil, insanın gecesini ciddiye alan fakat geceye mutlak hüküm hakkı vermeyen bir başlangıçla açılır.

İkinci Kısım

Gece İnsanı Neyle Sınar?

Yalnızlık, belirsizlik, geci­ken cevaplar, insanların uzaklaşması, iç seslerin ağırlaşması ve insanın kendisine düşman olma tehlikesi görünür kılınır.

Üçüncü Kısım

Sabır, Beklemek Değil, Dağılmamaktır

Sabır, pasif bir bekleyiş değil; insanın karan­lık karşısında ahlâkını koruması, kötülüğe dönüşmemesi ve emeğini terk etmemesidir.

Dördüncü Kısım

Dua, Gayret ve Tevekkülün İç Mimarisi

Dua, gayret ve tevekkül birbirinden koparılmadan, insanın Allah’a yönelişi ile kendi sorum­luluğunu taşıması birlikte kurulur.

Beşinci Kısım

Kayıp, Yas ve Yeniden Nefes Almak

Sabahın gelmesi kaybın hiç yaşanmamış olması gibi gösterilmez; insanın hatırayı haysiyetle taşıması ve yeniden nefes alması anlatılır.

Altıncı Kısım

Zulüm, Haksızlık ve Adaletin Sabahı

Haksızlığa, iftiraya, mahkeme süreçlerine, kurumsal soğukluğa ve toplumun merhamet­siz hükümlerine maruz kalan insan için sabahın ne olduğu derinleştirilir.

Yedinci Kısım

Ailede, Evlatta ve İlişkilerde Sabahı Beklemek

Aile kırgınlıkları, evlat hasreti, eşler arasındaki kopuşlar, dostluk ihaneti ve insanın sevdikleriyle imtihanı gecenin en mah­rem biçimleri olarak işlenir.

Sekizinci Kısım

Toplumun Karanlığı ve Ortak Sabahımız

Bir toplumun yalanla, adaletsizlikle, kutuplaşmayla, yoksullukla ve gençliğin umutsuzluğuyla karanlığa nasıl düştüğü anlatılır.

Dokuzuncu Kısım

İnsanın Kendi Sabahına Hazırlanması

Sabahın gelmesi kadar insanın sabaha hazır olması da önemlidir; eski alışkanlıklar, öfke, kırgınlık ve atalete dönüşmüş bekleyişler sorgulanır.

Onuncu Kısım

Sabahın Sahibine Emanet Edilen Ömür

Gece, sabır, dua, gayret, kayıp, adalet, ilişki, toplum ve iç dönüşüm hatları insanın ömrünü sabahın sahibine emanet edişine bağlanır.

50 Bölümlük Bölüm Haritası

  1. Gece Gerçektir, Fakat Son Söz Değildir
  2. İnsanın En Uzun Gecesi Kendi İçinde Başlar
  3. Karanlığın İçinde Kendini Kaybetmemek
  4. Sabahı Unutan Kalbin Yorgunluğu
  5. Sabahın Sahibini Hatırlamak
  6. Yalnızlık: Gecenin İlk Kapısı
  7. Belirsizlik: Sabırsız Kalbin İmtihanı
  8. Geciken Cevapların Ağır Sessizliği
  9. İnsanların Dağıldığı Yerde Allah’ın Yakınlığı
  10. Kendi Kendine Düşman Olmamak
  11. Sabrı Yanlış Anlamak
  12. Sabrın İçindeki Sessiz Emek
  13. Gecede Ahlakını Korumak
  14. Beklerken Çürümemek
  15. Sabır, Kaderle Kavga Etmeden Gayret Etmektir
  16. Dua, Sorumluluktan Kaçmak Değildir
  17. Gayret, Duanın Yeryüzündeki Ayağıdır
  18. Tevekkül, Sonucu Allah’a Bırakırken Vazifeyi Terk Etmemektir
  19. Kapılar Kapandığında İç Kapı Açılır
  20. Görünmeyen Yardımın Sessiz Gelişi
  21. Her Sabah Kaybı Geri Getirmez
  22. Yas, Kalbin Uzun Gecesidir
  23. Hatırayı Acıdan Kurtarmak
  24. Geri Gelmeyenin Ardından Yaşamak
  25. Kırık Kalbin Yeniden Atması
  26. Haksızlığa Uğrayan Kalbin Gecesi
  27. Adalet Geciktiğinde İman Nasıl Ayakta Kalır?
  28. Mazlumun Duası ve Failin Gecesi
  29. Zulmün Saltanatı Uzun Sürse de Ebedî Değildir
  30. Adaletin Sabahına İnsan Nasıl Hazırlanır?
  31. Evlat Hasretinin Uzun Gecesi
  32. Kırılmış Aile Bağlarında Şafak Aramak
  33. Sevgiden Sonra Kalan Gece
  34. Dost İhanetinden Sonra Güveni Yeniden Kurmak
  35. Affetmek, Geceyi Yok Saymak Değildir
  36. Bir Toplumun Gecesi Nasıl Başlar?
  37. Gençliğin Umutsuzluğunda Kaybolan Sabah
  38. Yoksulun Sofrasında Bekleyen Güneş
  39. Mazlumların Gecesi İnsanlığın Gecesidir
  40. Ortak Sabah İçin Ortak Vicdan
  41. Sabah Gelince Eski Benlikle Devam Edilmez
  42. Küçük Sabahları Fark Etmek
  43. Karanlıkta Öğrenilen Dersleri Gündüzde Unutmamak
  44. Kendi İçinde Bir Kandil Yakmak
  45. Sabahı Bekleyenlerin Ahlakı
  46. İnsan Her Şeyi Taşıyamaz
  47. Emanet Etmek, Vazgeçmek Değildir
  48. Gecenin İçinden Geçenlerin Şahitliği
  49. Her Sabah Yeni Bir Ahlak İster
  50. Sabahın Sahibi Var

Okurun Kalbine Bırakılacak His

Okur bu kitabı bitirdiğinde yalnız acı, yas, kayıp, haksızlık, evlat hasreti, borç, hastalık, yalnızlık, toplum karan­lığı ve insanın iç yorgunluğu üzerine yazılmış bir metin okumuş olmayacak; kendi gecesinin eşiğinde sabahı bekleyen ahlâkını, duasını, gayretini, sabrını, tevekkülünü, iç kandilini ve kalbini karan­lığın ahlâkına teslim edip etmediğini yoklamaya çağrılmış olacaktır.

Bu eser, gecenin en koyu yerinde bile insanın sahipsiz bırakılmadığını, görün­meyen bir rahmet düzeninin hayatın derinliklerinde işlemeye devam ettiğini, hiçbir zulmün ebedî bir saltanat kuramayacağını, hiçbir kaybın insanın bütün varlığını tarif edemeyeceğini ve hiçbir karan­lığın sabahın sahibinden daha büyük olamayacağını hatırlatan ağır, vakur ve çağlar üstü bir vicdan kitabı olarak yazılmaktadır.

Sabahın sahibi varsa, hiçbir karan­lık mutlak değildir; insanın en büyük vazifesi, yollar kapandığında, insanlar dağıldığında, duaların cevabı geciktiğinde ve kalp kendi ömrünün en ağır eşiğinde sabahı imkânsız zannettiğinde bile, iç kandilini söndürmeden, gayretini terk etmeden ve kalbini karan­lığın ahlâkına teslim etmeden yürümektir.

TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
Yükleniyor...