Bu site, yalnızca kitapların sıralandığı bir vitrin yahut birkaç ürünün satışa sunulduğu dar bir sayfa değildir; burada bir ömrün biriktirdiği kelimeler, insanı merkeze alan bir düşünce disiplini, sahadan gelen tanıklıklar, kalbin yaralarına dokunan makaleler, romanlar, araştırmalar, dijital setler, sesli yazılar, video kayıtları, okuma rehberleri ve geleceğe doğru büyüyen yeni eserler, aynı büyük meselenin etrafında birleşir: İnsan, insana emanettir.
Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’nun resmî web sitesi, klasik anlamda bir yazar tanıtım alanı olarak değil, insanın kendi iç dünyasıyla, çağın yaralarıyla, inanç diliyle, adalet arayışıyla, merhamet sorumluluğuyla, kadın ve hukuk meselesiyle, eğitim sancısıyla, tarihî kırılmalarla ve modern dünyanın içten boşaltan hız düzeniyle yüzleşebileceği geniş bir fikir coğrafyası olarak kurulmuştur. Bu yüzden burada karşılaşılan her bağlantı, yalnızca başka bir sayfaya geçiş imkânı değil; okuru başka bir iç soruya, başka bir vicdan eşiğine ve başka bir okuma sorumluluğuna çağıran ayrı bir kapıdır.
Sitenin ana omurgasında yayınlanmış eserler, külliyatlar, dijital setler, dijital eserler, kitap setleri, yayına hazır çalışmalar ve yazım sürecindeki eserler birlikte yer alır. Böylece okur, yalnızca bugün basılmış kitaplarla değil, yazarın tamamlanmış, yayıma hazırlanmış, dijital ortamda erişime açılmış ve henüz kalemin içinde büyümekte olan eserleriyle de tanışır. Bu yapı, siteyi donmuş bir katalog olmaktan çıkarır; yaşayan, genişleyen, kendisini sürekli yenileyen bir düşünce ve emanet arşivine dönüştürür.
Buradaki asıl teklif şudur: Okur, bir kitabı yalnızca satın alıp rafa koymasın; o kitabın niçin yazıldığını, hangi yaraya baktığını, hangi insan meselesini taşıdığını, hangi sesli müzakereyle derinleştiğini, hangi yazılarla beslendiğini ve nihayet hangi büyük çağrının parçası olduğunu görerek okumaya başlasın.
Bu büyük web yapısının merkezinde yalnızca kitapların çokluğu değil, onları birbirine bağlayan ahlâkî omurga vardır. İnsan İnsana Emanettir, burada bir kitap adı, bir proje başlığı veya güzel bir slogan olarak durmaz; yayınlanmış eserlerden dijital setlere, makalelerden sesli müzakerelere, yurt turnesi hafızasından yazım sürecindeki yeni kitaplara kadar bütün yapıyı içeriden birbirine bağlayan ana damar hâline gelir. Çünkü bu sitede insan, yalnızca okuyan bir müşteri olarak değil, kalbi olan, kırılabilen, eksilebilen, başkasının yükünü fark edebilen ve kendi imkânını bir emanet olarak yeniden tartması gereken bir varlık olarak kabul edilir.
İnsan İnsana Emanettir projesi, ana sitedeki eser dünyasını daha geniş bir vicdan çağrısına bağlayan ayrı bir kavşak olarak düşünülmelidir. Bu kavşak, okuru resmî ana siteye, külliyat sayfalarına, dijital setlere, yayınlanmış eserlere, sesli yazılara, iletişim kapısına ve okuma rehberine taşırken; aynı zamanda bütün bu eserlerin arkasındaki asıl gayeyi hatırlatır: Kelime, insanı inceltmek; okuma, insanı büyütmek; imkân, başkasının hayatına dokunmak; düşünce ise insanı insana yeniden emanet edecek bir ahlâk üretmek içindir.
Bu sitede eserler, birbirinden kopuk kitap adları gibi değil, aynı büyük insan meselesinin farklı kapıları olarak yer alır. Diriliş Romanı ve Geceye Bir Güneş Çizdim, yetimlik, savaş, muhacirlik, merhamet ve insan kalabilme sınavını roman diliyle açarken; Kerb-ü Belâ ciltleri, tarihin en ağır kırılmalarından birini hakikat, sadakat, suskunluk ve taraf olma meselesi üzerinden yeniden düşündürür. Ademlikten Adamlığa, Yürek Ülkesi ve İnsan İnsana Emanettir, insanın kendi iç yürüyüşüne, kalbin terbiye alanına ve başkasına karşı taşıdığı borca eğilir.
Galiba Yanlış Anladık ciltleri, dinin görüntüsünden ruhuna, alışkanlıktan şuura, kabuktan hayata doğru sarsıcı bir sorgulama açarken; Hz. Havva’dan Günümüze Kadın serisi, kadın, hukuk, aile, gelenek, vahiy, yorum dili ve adalet terazisi etrafında cesur bir yüzleşme alanı oluşturur. Leküm Dinüküm Veliyedin serisi ise dijital eserler içinde, dinî kabulleri, geleneksel tortuları, vahiy merkezli okuma arayışını ve kutsal kavramların insan eliyle nasıl gölgelenebildiğini daha uzun soluklu bir muhasebeye dönüştürür.
Okur, bu sitede tek bir eserden başlayabileceği gibi, bir kitap setiyle belirli bir tematik hatta girebilir yahut daha geniş külliyat paketleriyle yazarın eser dünyasını bütünlüklü biçimde takip edebilir. Külliyat bölümü, yalnızca ekonomik paket mantığıyla değil, okurun roman, düşünce, kadın, eğitim, dinî muhasebe, kıssa okumaları, modern çağ eleştirisi ve vicdan merkezli metinler arasında daha düzenli bir okuma planı kurabilmesi için hazırlanmış bir yön bulma alanıdır.
Dijital setler ve dijital eserler, fizikî kitaba erişim beklemeden PDF ve dijital okuma imkânı arayan okurlar için ayrı bir kütüphane mantığı taşır. Bu bölümde 31 dijital eserlik büyük harita, 19 dijital eserlik tam külliyat, 13 yayına hazır dijital eser seti ve 6 ciltlik Leküm Dinüküm Veliyedin dijital serisi gibi geniş yapılar, okurun kendi imkânına, okuma hızına ve ilgi alanına göre bir kapı seçmesini mümkün kılar.
Bu sitenin güçlü taraflarından biri de yazılı metnin yalnız başına bırakılmaması, seçili yazıların ve kitapların sesli müzakere, Spotify kaydı ve video arşiviyle desteklenmesidir. Sesli yazılar bölümü, insanın kalbine, çağın yaralarına, vicdanın unutulan çağrısına ve hakikatin içimizde bıraktığı izlere daha sakin bir temas kurmak için hazırlanmış yaşayan bir arşivdir. YouTube bölümü ise görüntünün hızla tüketildiği bir çağda, videoyu yalnızca izlenip geçilen bir içerik değil, insanın kendisine ve sorumluluğuna dönmesine vesile olacak bir düşünce durağı olarak konumlandırır.
Makaleler ve vicdan notları, sitenin en geniş nefes alanlarından biridir. Haz ve hız çağından kalp işçiliğine, sözün gücünden merhametin gerçek anlamına, kişisel vitrinlerden zihinsel köleliğe, eşitlenme makamından toplumsal çözüm arayışına kadar uzanan bu yazılar, okura yalnızca bilgi vermek için değil, onun kendi hayatını, alışkanlıklarını, ilişkilerini, tüketim biçimini ve insanla kurduğu mesafeyi yeniden tartması için hazırlanmıştır.
Bir yazar sitesinin güçlü olması yalnızca çok eser barındırmasıyla değil, okurun kaybolmadan yön bulabilmesi, siparişini takip edebilmesi, soru sorabilmesi, sözleşme ve güvenlik bilgilerine ulaşabilmesi, iletişim kurabilmesi ve gerektiğinde doğrudan destek alabilmesiyle mümkündür. Bu sebeple site, yalnızca edebî ve fikrî bir derinlik değil, aynı zamanda pratik bir okur yolculuğu da sunar.
İletişim sayfasında söyleşi, konferans, panel ve benzeri buluşmaların ticari bir faaliyet gibi görülmediği; esas meselenin sözün insana değeceği sahici zeminin varlığı olduğu özellikle belirtilir. Bu yaklaşım, sitenin arkasındaki niyeti daha görünür hâle getirir: Burada kitap satışı, yalnızca maddî bir işlem değildir; kelimenin insana ulaşması, okurun doğru eserle buluşması, okul kütüphanelerine ve kız öğrencilerin okuma serüvenine katkı sağlanması gibi daha geniş bir emanet anlayışının parçasıdır.
Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’nun resmî web sitesi, ülkenin en geniş yazar ve fikir sitesi olma iddiasını yalnızca eser sayısının çokluğuyla değil; romanı düşünceyle, düşünceyi vicdanla, vicdanı merhametle, merhameti sosyal sorumlulukla, sosyal sorumluluğu dijital erişimle, dijital erişimi sesli müzakereyle, sesli müzakereyi İnsan İnsana Emanettir çağrısıyla ve bütün bu yapıyı okurun kendi hayatına dönebileceği sahici bir iç muhasebe kapısıyla birleştirdiği için taşır. Bu kapıdan giren okur, yalnızca kitaplara değil, kendi kalbinin uzun zamandır ertelediği sorulara da yaklaşır; çünkü burada kelime, süs olsun diye değil, insan biraz daha insan kalsın diye vardır.